Açıklamalarda, bölgede artan gerilimin dini özgürlükler açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Filistin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dönem başkanı ABD’ye mektup göndererek yaşanan gelişmeleri gündeme taşıdı.
Kutsal mekanlara erişim kısıtlamaları gündemde
Filistinli yetkililer, İsrail’in Kudüs’teki kutsal alanların tarihi ve hukuki statüsünü zedeleyen uygulamalarına dikkat çekti. Mektupta, özellikle Hristiyanlar için önemli olan Kıyamet Kilisesi ve Müslümanlar için kutsal kabul edilen Mescid-i Aksa çevresindeki kısıtlamalar öne çıktı.
İsrail’in, Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ve beraberindeki heyetin Palmiye Pazarı ayini için Kıyamet Kilisesi’ne girişini engellediği belirtildi. Ayrıca, yaklaşık bir aydır Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişine izin verilmediği ifade edildi.
“Statü değiştirilmeye çalışılıyor” iddiası
Mansur’un mektubunda, İsrail’in bu uygulamalarla Kudüs’teki dini ve demografik yapıyı değiştirmeyi hedeflediği öne sürüldü. Açıklamada, bu adımların:
Kutsal mekanların mevcut statüsünü zayıflattığı
Filistinlilerin dini haklarını ihlal ettiği
Doğu Kudüs’teki işgal ve ilhak sürecini pekiştirdiği
ifade edildi.
Uluslararası topluma çağrı
Filistinli yetkili, uluslararası toplumdan ihlallerin durdurulması, Kudüs’ün tarihi statüsüne saygı gösterilmesi ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması için sorumluluk üstlenmesini talep etti.
Kısıtlamalar gerilim sonrası arttı
İsrail’in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıların başlamasının ardından güvenlik gerekçesiyle toplu ibadet ve girişlere kısıtlamalar getirdiği belirtiliyor. Bu kapsamda Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlara erişim büyük ölçüde sınırlandırıldı.
Son olarak İsrail polisi, Kıyamet Kilisesi’nde sınırlı ibadete izin verildiğini, ancak Mescid-i Aksa’nın kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.


