Diaz-Canel, 60 yılı aşkın süredir Küba’nın sistematik olarak ABD merkezli saldırıların hedefi olduğunu ifade etti.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, son dönemde Washington hattından gelen suçlamalara ve ekonomik baskılara sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi. Küba'nın komşusu ABD için hiçbir zaman bir güvenlik riski taşımadığını belirten Diaz-Canel, asıl mağdurun on yıllardır dış baskılara maruz kalan Küba halkı olduğunu hatırlattı.
60 Yıllık Tarihsel Süreç ve Güvenlik İş Birliği
Diaz-Canel, Sosyalist Devrim’in üzerinden geçen 60 yılı aşkın sürede, ABD’ye yalnızca 90 mil uzaklıkta bulunan ada ülkesinden komşusuna yönelik tek bir saldırgan eylem gerçekleştirilmediğini ifade etti. Aksine, Küba’nın uluslararası suçlarla mücadelede ABD’nin güvenliğine katkı sağladığını belirten Diaz-Canel, bu durumun bizzat ABD kurumları tarafından belgelendiğini ve kabul edildiğini dile getirdi.
Saldırıların ve Kayıpların Bilançosu
Küba lideri, açıklamasında ABD topraklarından kurgulanan eylemler neticesinde binlerce Kübalının hayatını kaybettiğini veya yaralandığını vurguladı. "Küba tehdit etmez, Küba sürekli tehdit edilir" diyen Diaz-Canel, Küba’yı bir güvenlik tehdidi olarak göstermenin büyük bir ikiyüzlülük olduğunu savundu. Diaz-Canel’e göre tarih ve güncel gerçekler, tehdidin yönünün her gün ABD'den Küba'ya doğru olduğunu kanıtlıyor.
Enerji Krizi ve Gümrük Vergisi Kıskacı
İki ülke arasındaki gerilim, özellikle enerji tedariki üzerinden tırmanmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik gümrük vergisi yaptırımı içeren kararnameyi imzalaması, ada ülkesindeki ekonomik şartları zorlaştırdı. Beyaz Saray bu adımı "ulusal güvenlik çıkarları" olarak nitelendirirken, Küba yönetimi dışarıdan gelen petrol akışının kesilmesi ihtimaline karşı "acil durum paketi"ni devreye sokmuş durumda.
Diplomatik Belirsizlik Sürüyor
ABD yönetiminin petrol tedariki konusunda görüşmelerin başladığına dair iddiaları Küba tarafından yalanlanırken, Diaz-Canel’in "Korkmuyoruz ama meydan da okumuyoruz" çıkışı, Havana’nın geri adım atmayacağının sinyali olarak yorumlanıyor. Bölgedeki enerji krizi ve diplomatik çıkmazın uluslararası dengeleri nasıl etkileyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.

