“Kriz kahini” olarak bilinen ekonomist Nouriel Roubini, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri ablukasının küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Roubini, söz konusu adımın özellikle Çin ekonomisi üzerinde daha belirgin sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bunun temel nedeninin ise İran petrolünün önemli bir bölümünün Çin’e yönelmesi olduğunu belirtti.
Gerilim ve Diplomasi Süreci Risk Altında
Roubini, ABD’nin bu hamlesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik gerilimleri artırma potansiyeli taşıdığını vurguladı.
Açıklamasında, bu durumun ABD ile Çin arasındaki ilişkileri daha karmaşık hale getirebileceğini ve planlanan diplomatik temasları etkileyebileceğini ifade etti.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması planlanan görüşmenin, gelişmelerden etkilenebileceğine dikkat çekti.
Savaşın Kısa Vadede Sona Ermesi Beklenmiyor
Roubini, bölgedeki çatışmaların kısa sürede sona ermesinin zor olduğunu belirterek, Mayıs ayı ortasında planlanan görüşmelere kadar savaşın devam edebileceğini söyledi.
Bu durumun, taraflar arasındaki diplomatik süreçleri daha da zorlaştırabileceği ifade edildi.
Askeri Tırmanış Riski
Ekonomist, abluka kararının daha geniş çaplı bir askeri tırmanış ihtimalini artırabileceğini dile getirdi. Bu senaryonun, hem bölgesel hem de küresel dengeler üzerinde etkili olabileceği vurgulandı.
Roubini ayrıca, bu süreçte Çin’in stratejik olarak daha temkinli bir tutum izleyebileceğine işaret etti.
Yapay Zeka Rekabeti Vurgusu
Roubini, değerlendirmesinde ABD ve Çin’in yalnızca enerji ve ticaret alanında değil, aynı zamanda yapay zeka teknolojilerinde de rekabet içinde olduğunu belirtti.
Her iki ülkenin de bu alanda en büyük faydayı sağlayabilecek aktörler arasında yer aldığını ifade etti.
Küresel Ekonomide Belirsizlik Artıyor
Son değerlendirmeler, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel ticaret ve ekonomik dengeleri de doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Roubini’nin açıklamaları, özellikle enerji arzı, ticaret yolları ve uluslararası ilişkilerdeki kırılganlıkların önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelebileceğine işaret ediyor.

