Dünyanın en büyük kömür tüketicileri olan Çin ve Hindistan'da, kömürden elektrik üretimi 1970'li yıllardan bu yana ilk kez eş zamanlı olarak düşüş gösterdi. Yapılan analizlere göre, 1973 yılından beri yaşanmayan bu durum, küresel emisyonlarda kalıcı bir düşüşün habercisi olabilecek tarihi bir an olarak nitelendiriliyor. Bu düşüşün arkasındaki temel itici gücün ise rekor düzeyde hayata geçirilen temiz enerji projeleri olduğu belirtiliyor.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi tarafından yapılan ve iklim haberleri platformu Carbon Brief için hazırlanan analiz çarpıcı veriler ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl Çin'deki kömür santrallerinde üretilen elektrik yüzde 1,6 oranında azalırken, Hindistan'da bu oran yüzde 3 olarak kaydedildi. Her iki ülkede de temiz enerji alanında yaşanan patlama, artan enerji talebini karşılamada fazlasıyla yeterli oldu ve kömüre olan bağımlılığı azalttı. Rapor, bu gelişmeyi 'gelecektekilerin bir işareti' olarak yorumluyor.
2015 ile 2024 yılları arasında küresel karbon emisyonları artışının yüzde 90'ından fazlasına bu iki ülke neden olmuştu. Bu nedenle, kömür kullanımındaki kalıcı bir azalma, dünya genelindeki kömür tüketiminin ve küresel emisyonların zirve noktasına ulaşarak düşüşe geçmesini sağlayabilir.
Rakamlarla Yeşil Dönüşüm: Rekor Kapasite Artışı
Çin, geçtiğimiz yıl enerji altyapısına 300 GW'tan fazla güneş enerjisi ve 100 GW rüzgar enerjisi ekledi. Bu rakamlar tek başına Birleşik Krallık'ın toplam mevcut enerji üretim kapasitesinin beş katından fazlasına denk geliyor. Raporda bu durum, 'Çin için ve dolayısıyla şimdiye kadar herhangi bir ülke için açık ara yeni rekorlar' olarak tanımlandı.
Hindistan tarafında da benzer bir yeşil dalga söz konusu. Analize göre Hindistan geçtiğimiz yıl 35 GW güneş, 6 GW rüzgar ve 3,5 GW hidroelektrik kapasitesi ekledi. Temiz enerji büyümesindeki bu hızlanma, Hindistan'ın kömür ve gaz kullanımındaki azalmanın yüzde 44'ünü oluşturdu. Bu oran, önceki beş yıla kıyasla temiz enerji büyümesinin Hindistan'ın kömür yakıtlı enerji üretimini aşağı çekmede ilk kez bu denli önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
Hava Durumu ve Savaşın Gölgesinde Enerji Dengesi
Hindistan'daki fosil yakıt kullanımındaki düşüşün tamamı yapısal değişikliklere bağlanmıyor. Düşüşün yaklaşık yüzde 36'sı daha ılıman hava koşullarından, yüzde 20'si ise temel talep büyümesindeki yavaşlamadan kaynaklandı. Bu durum, şiddetli yaz sıcaklarının artması halinde klima talebinin yükselebileceği ve enerji talebindeki düşüşü tersine çevirebileceği anlamına geliyor.
Yakın geçmişte küresel kömür enerjisinin zirve yapması beklenirken, Rusya'nın Ukrayna savaşı dengeleri değiştirmişti. Savaşın neden olduğu küresel doğalgaz fiyatları artışı, birçok gelişmekte olan ülkeyi daha ucuz olan kömürü yakmaya itmişti. Uluslararası Enerji Ajansı, küresel Covid pandemisi sırasındaki düşüşün ardından gelen bu toparlanmanın, kömür enerjisinin 2027 yılına kadar rekor seviyelere yakın kalabileceği anlamına geldiğini belirtmişti. Ancak son veriler, rüzgarın temiz enerjiden yana tersine döndüğüne işaret ediyor.


