İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan ve Ramallah ile Nablus arasında stratejik bir konumda bulunan Sincil kasabası, son aylarda İsrailli yerleşimcilerin artan şiddet eylemlerinin merkezine dönüştü. Bölge sakinleri, kendi güvenliklerini sağlamak ve yerleşimci baskınlarına karşı durabilmek amacıyla gönüllü savunma grupları oluşturduklarını belirtiyor. Özelikle gece saatlerinde tepelerde toplanan Filistinli gençler, el fenerleri ve iletişim uygulamaları yardımıyla kasabalarını gözetleyerek olası tehlikelere karşı erken uyarı sistemi kurdu.
Gönüllü nöbet timleri ve WhatsApp ile erken uyarı ağı
Sincil'deki gönüllü grupta yer alan Fadi Alwan, bölgede kendi başlarına bırakıldıklarını ve hükümet destekli yerleşimcilere karşı kasabalarını korumak zorunda kaldıklarını ifade etti. Gönüllüler, gece boyunca devriye gezerek tepeleri projektörlerle tarıyor ve şüpheli bir hareketlilik gördüklerinde WhatsApp grupları üzerinden tüm kasaba sakinlerini anında uyarıyor. Bu anlık mesajlaşma ağları, saldırı anında hızlıca toplanılmasını ve olası can kayıplarının önüne geçilmesini sağlıyor.
İsrail hükümetinin Batı Şeria genelinde yüzlerce yeni yerleşime ve karakola onay vermesi, Filistinlilerin topraklarından edilmesine ve şiddet olaylarının artmasına zemin hazırlıyor. Bölge sakinleri, İsrail güvenlik güçlerinin acil durumlarda bölgeye geç intikal ettiğini veya yerleşimcilere müdahale etmediğini öne sürüyor. Ancak İsrail ordusu, birliklerin yalnızca çatışmaları dağıtmak için görevlendirildiğini ve sivil eylemlerden polisin sorumlu olduğunu savunarak iddiaları reddediyor.

Kasaba halkı artan izolasyon ve şiddet sarmalının ortasında
Sincil Belediye Başkanı Mutez Tavafşa, Ekim 2023'ten bu yana kasabaya yönelik yerleşimci saldırılarının ciddi şekilde arttığını vurguladı. Yetkililerin aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu kasabanın beş girişinden dördünü kapattı ve inşa edilen metal duvarla kasabayı binlerce dönümlük özel tarım arazisinden kopardı. Tavafşa, kasabada kendilerini toplu bir hapishanede gibi hissettiklerini ve bu nedenle belediye olarak korunma sorumluluğunu bizzat üstlenmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.
Uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşim faaliyetleri, bölgedeki can ve mal kayıplarını her geçen gün artırıyor. Ekim 2023'ten bu yana Sincil topraklarında yaşayan Bedevi topluluğundan iki kişinin hayatını kaybettiği ve 100'den fazla kişinin yerinden edildiği belirtiliyor. Aynı dönemde, kasaba merkezindeki 20 ailenin de şiddet eylemleri nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığı kaydedildi.
Dayanışma ve hayatta kalma mücadelesi
Birleşmiş Milletler verileri, 2026 yılı itibarıyla Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin son yirmi yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Sincil sakinlerinden Abed Foqahaa, yaklaşık iki yıl önce evlerine düzenlenen molotofkokteyli saldırısından WhatsApp grubu sayesinde sağ kurtulduklarını anlattı. Foqahaa, saldırı sırasında yardım çağrısı yapmasının ardından hızla toplanan kasabalı gençlerin, tekerlekli sandalyeye bağlı babasını yanan evden çıkardığını aktardı.
Filistinliler, dışarıdan gelen tehditlere karşı yerel dayanışma ağlarını güçlendirmeye devam ediyor. Bölgedeki uluslararası gözlemciler ve insan hakları örgütleri, şiddet olaylarının durdurulması için daha etkin önlemler alınması çağrısında bulunsa da, sahadaki gergin bekleyiş ve bölge halkının nöbetleri her gece aralıksız sürüyor.
