İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes sürecinde gözler diplomasi trafiğine çevrilirken, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı stratejik noktalardan çekilmesi gündemde. İsrail basınında yer alan "pilot bölgelerden çekilme" iddialarına karşılık, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın "işgal edilen bölgelerden çekilmeyeceğiz" yönündeki çıkışı dikkat çekti.
Anadolu Ajansı ve Haaretz'in aktardığı bilgilere göre, bölgedeki son diplomatik ve askeri gelişmeler şu şekilde:
"Pilot Bölgeler" Masada
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Tel Aviv ile Beyrut yönetimleri bu hafta ABDGörüşmelerde, İsrail ordusunun işgal ettiği bazı "pilot" bölgelerden çekilerek buralarda kontrolü Lübnan ordusuna devretmesi ele alınacak.
İsrailli kaynaklar, Lübnan ordusunun kontrolü ele alacağı bazı bölgelerin halihazırda İsrail işgali altında olmadığını, ancak ordunun İsrail'in çekileceği bölgelerde ABD denetimi altında faaliyet göstereceğini aktardı. Söz konusu görüşmelerin 23-25 Haziran tarihlerinde ABD'nin başkenti Washington'da, büyükelçi ve askeri yetkililer düzeyinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
2 Mart'tan Bu Yana İlk Kez Saldırı Kaydedilmedi
Ateşkesin ardından sahada olumlu sinyaller alınmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nden (UNIFIL) bir kaynak, 21 Haziran Pazar günü, 2 Mart tarihinden bu yana ilk kez İsrail ve Hizbullah arasında karşılıklı bir saldırı kaydedilmediğini bildirdi.
Bu gelişmenin ve saldırıların durmasının ardından İsrail ordusu, ülkenin kuzeyinde uygulanan tüm kısıtlamaları kaldırdığını duyurdu.
Bakan Saar: "Toprak Hırsımız Yok Ama Çekilmeyeceğiz"
Müzakere iddiaları gündemdeki sıcaklığını korurken, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’dan farklı bir açıklama geldi. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters ile telefonda görüşen Saar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Yeni Zelandalı mevkidaşıma, Hizbullah tarafından ihlal edilmediği sürece İsrail'in Lübnan'daki ateşkese saygı göstereceğini ilettim. Lübnan'da bir toprak hırsımız yok, ancak işgal ettiğimiz bölgelerden çekilmeyeceğiz.
Washington'da yapılacak üç günlük askeri ve diplomatik zirvenin, sahadaki bu çelişkili açıklamalara ve çekilme planına nasıl bir yön vereceği merak konusu.
