İsrail ve Lübnan arasında 2 Mart tarihinde başlayan çatışmaların ardından, diplomatik çözüm arayışları kapsamında beklenen müzakereler Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington'da resmi olarak başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde yürütülen bu diplomatik süreç, iki ülke arasındaki on yıllara dayanan çatışma geçmişini aşmayı ve bölgede kalıcı bir çözüm bulmayı hedefliyor.
Güney Kıbrıs'taki Görüşmelere Zemin Hazırlanıyor
Amerika Birleşik Devletleri arabuluculuğunda gerçekleştirilen diplomatik temaslar kapsamında, ilk aşamada büyükelçiler düzeyinde kritik bir adım atılıyor. Planlamalara göre, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter arasında yüz yüze bir ön görüşme gerçekleştirilecek. Başkentte atılan bu ilk diplomatik adımların, ilerleyen aşamada Güney Kıbrıs'ta yapılması planlanan daha kapsamlı müzakereler için sağlam bir zemin hazırlaması bekleniyor.
Lübnan'da Can Kaybı ve Bilanço Ağırlaşıyor
Diplomatik masada çözüm aranırken, sahada bilanço giderek ağırlaşmaya devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, 2 Mart tarihinden bu yana düzenlenen şiddetli saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 124 seviyesine ulaşırken, yaralı sayısı ise 6 bin 921 olarak kayıtlara geçti. Yetkililer, hayatını kaybedenlerin 168'inin çocuklardan, 254'ünün ise kadınlardan oluştuğunu açıkladı.
Bölgede aralıksız devam eden saldırılar, sağlık altyapısı üzerinde de ağır yıkımlara yol açtı. Gelen son resmi bilgilere göre, çatışma ortamında 88 sağlık çalışanı görev başında hayatını kaybederken, 206 sağlık personeli de yaralandı. Operasyonların şiddetiyle bölgedeki 6 hastane tamamen hizmet dışı kalırken, acil müdahalede kullanılan 102 ambulans da kullanılamaz duruma geldi.
Çatışmaların Başlangıcı ve Kara İşgali
Bölgedeki tansiyonu zirveye taşıyan süreç, 2 Mart tarihinde İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamalarla hız kazanmıştı. Lübnan topraklarından ateşlenen füzelerin tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzey kesimlerinde sirenlerin devreye girdiği duyurulmuştu. Bu gelişmenin hemen ardından Lübnan geneline yönelik geniş çaplı hava operasyonları başlatıldı. Başkent Beyrut'u da içine alan bu dalgada, havadan ve denizden yürütülen yoğun operasyonların ardından İsrail ordusu kara işgalini genişletme kararı alarak sahada ilerleyişini sürdürdü.

