Gazze'deki çatışmaların ardından Türkiye ile İsrail arasında derinleşen diplomatik kriz, karşılıklı misyonların geleceğini etkilemeye devam ediyor. İsrail hükümetinin, halihazırda fiilen personelsiz durumda olan İstanbul Başkonsolosluğu binasını kalıcı olarak kapatmayı değerlendirdiği belirtildi. Henüz resmi olarak kesinleşmiş bir karar bulunmamakla birlikte, binanın boş tutulmasının yarattığı ciddi mali yükün bu tartışmaların temel nedenleri arasında olduğu ifade ediliyor.
Diplomatlar Bulgaristan'dan Görev Yapıyor
BBC Türkçe'nin konuştuğu İsrailli yetkililerin aktardığına göre, Türkiye'ye atanan İsrailli diplomatlar güvenlik gerekçesiyle çalışmalarını şu an Bulgaristan üzerinden yürütürken, yerel Türk çalışanlar ise evden mesai yapmayı sürdürüyor. İsrailli yetkililer, konsolosluğun kapatılması ihtimalinin masada olduğunu doğrulasa da Tel Aviv'de bazı isimlerin bu adıma karşı çıktığı belirtiliyor. Kapatılma kararına itiraz eden yetkililer, İstanbul'daki gibi kritik bir misyonun ilerleyen yıllarda yeniden açılmasının diplomatik ve bürokratik açıdan çok daha zor olacağı uyarısında bulunuyor.
Ankara Büyükelçiliği Açık Kalacak
İstanbul'daki temsilciliğin tasfiye edilmesi durumunda, Ankara'daki İsrail Büyükelçiliği ülkenin Türkiye'deki tek resmi diplomatik misyonu statüsünde kalacak. Ancak tıpkı İstanbul misyonu gibi, büyükelçilik de Hamas'ın 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirdiği saldırılardan bu yana fiilen İsrailli personelden yoksun durumda. Diplomatların ülkelerine dönmesinin ardından her iki binada da yalnızca yerel personelin görev yaptığı biliniyor. İstanbul'un iş merkezlerinden birinde bulunan konsolosluk binası yakınlarında 7 Nisan'da terör bağlantılı bir silahlı saldırı girişimi de yaşanmış, güvenlik endişeleri bir kez daha gündeme gelmişti.
Ticari ve Diplomatik İlişkiler Asgari Düzeyde
İki ülke arasındaki siyasi gerilim, karşılıklı büyükelçilerin çekilmesi ve ticari yaptırımlarla en alt seviyeye inmiş durumda. Türkiye, 7 Ekim sonrasında Tel Aviv Büyükelçisini istişareler için merkeze çağırırken, diplomatik temsil maslahatgüzar seviyesine düşürüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail hükümetine ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yönelik sert tepkilerinin ardından, Ankara 2 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla İsrail ile tüm ithalat ve ihracat işlemlerini durdurduğunu duyurdu. Gümrük işlemlerinin askıya alındığı bu süreçte tek istisna olarak Filistin toprakları ile yapılan ticaret gösteriliyor.
Tarihsel Süreç ve İnsani Yardım Filoları
Türkiye, 1949 yılında İsrail'i tanıyan ilk Müslüman ülke olarak tarihi bir role sahip olsa da ikili ilişkiler zaman içinde ciddi sarsıntılar geçirdi. 2010 yılında Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda düzenlenen ve Türk vatandaşlarının hayatını kaybettiği baskın, diplomatik bağları kopma noktasına getirmişti. 2016 yılında sağlanan normalleşmenin ardından ilişkiler yeniden ivme kazansa da mevcut Gazze krizi bağları yeniden kopardı. Son olarak 15 Mayıs'ta Marmaris'ten Gazze'ye yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun da İsrail donanması tarafından engellenmesi, sivil inisiyatiflerin karşılaştığı zorlukları bir kez daha uluslararası toplumun gündemine taşıdı.
