Çatışmanın küresel ticareti aksatması ve petrol fiyatlarını yukarı çekmesi, özellikle enerji ihtiyacının büyük kısmını ithalat yoluyla karşılayan ülkeleri olumsuz etkiledi. Hindistan, Endonezya, Filipinler, Tayland ve Mısır gibi ülkeler, artan yakıt maliyetleri ve dolar bazlı borç yükü nedeniyle para birimlerinde ciddi değer kayıplarıyla karşı karşıya kaldı.
Yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde ABD dolarına yönelmesi, gelişmekte olan piyasalardaki para birimlerine olan talebi azalttı. Hindistan rupisi, petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte rekor düşük seviyeleri test ederken, Endonezya Merkez Bankası gibi kurumlar döviz rezervlerini kullanarak piyasaya müdahale etme yoluna gitti. Bu durum, ülkelerin hem borç çevirme maliyetlerini artırdı hem de market raflarındaki temel gıda ve tüketim ürünlerine zam olarak yansıdı.
Dirençli Para Birimleri ve Emtia Etkisi
Bazı ülkeler ise bu zorlu süreçten farklı dinamiklerle çıktı. Rus rublesi ve Çin yuanı, uygulanan sıkı sermaye kontrolleri ve devlet müdahaleleri sayesinde görece dirençli bir performans sergiledi. Rusya’nın yüksek enerji gelirleri ve ihracatçıların döviz gelirlerini rubleye çevirme zorunluluğu, rublenin dolar karşısındaki konumunu destekleyen ana faktörler arasında yer aldı.
Diğer yandan, Brezilya ve Malezya gibi enerji ihracatçısı ülkeler, yükselen petrol fiyatlarının ihracat gelirlerini artırması sayesinde yatırımcı ilgisini korumayı başardı. Ancak uzmanlar, yüksek enerji fiyatlarının körüklediği enflasyonist baskının, bu ülkelerin merkez bankalarını faiz indirimlerinden alıkoyabileceği konusunda uyarıyor.
Gelecek Senaryoları ve Küresel Büyüme Riski
Uluslararası Para Fonu (IMF), İran savaşından kaynaklanan tedarik zinciri aksaklıklarının dünya ekonomisini "düşük büyüme ve yüksek enflasyon" sarmalına sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. En iyimser senaryoda bile küresel büyümenin ivme kaybetmesi beklenirken, enerji piyasalarındaki belirsizliğin devam etmesi finansal koşulları daha da sıkılaştırabilir.
Ekonomistler, doların gelecekteki seyrinin gelişmekte olan piyasalar için kritik bir gösterge olacağını belirtiyor. ABD dolarındaki olası bir zayıflama, gelişmekte olan ülkelerde faiz indirimi için alan açabilir ve finansal stresi hafifletebilir. Ancak küresel ticaret rotalarındaki (özellikle Hürmüz Boğazı gibi stratejik noktalar) aksamaların devam etmesi, dünya genelinde maliyetleri yukarı çekmeye devam edecek gibi görünüyor.

