Suriye'nin kuzeybatısında yer alan İdlib ilinde etkili olan olumsuz hava koşulları, zorla yerinden edilen sivillerin yaşam mücadelesini daha da ağırlaştırdı. Bölgede aniden bastıran şiddetli sağanak yağışlar, dere kenarlarına ve vadi yataklarına kurulan derme çatma barınakların bulunduğu alanları vurdu. Yağışların neden olduğu sel felaketi sonucu, bölgedeki 15 çadır kampı sular altında kaldı, yaklaşık 300 çadır ise tamamen kullanılamaz hale geldi.
Sel suları sadece barınma alanlarını değil, köylerdeki yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini de tahrip etti. Birçok yolun ulaşıma kapanmasıyla birlikte bölgede hayat durma noktasına geldi. Sivil Savunma Birimi ekipleri, su baskınlarından etkilenen bölgelere ulaşarak tahliye işlemlerine ve hasar tespit çalışmalarına başladı.
Afetzedeler İçin Acil Barınma Merkezleri Kuruldu
Bedama Sivil Savunma Merkezi Müdürü Mahmud el-Cassem, yağmur fırtınasının bölgeyi etkisi altına almasıyla birlikte ekiplerin tam kapasiteyle alarma geçtiğini bildirdi. Afetten en çok etkilenen aileler için acil müdahale planı devreye sokuldu. Ensar Kampı'nın yanında bulunan Rahme Okulu, ana barınma merkezi haline getirilerek evsiz kalan 21 aile buraya yerleştirildi.
Hasarın büyük ölçüde maddi boyutta olduğunu kaydeden Cassem, sel sularının bazı araçları sürüklediğini, su kanallarının yön değiştirmesi nedeniyle iş makinelerinin zarar gördüğünü belirtti. Yoğun yağış sonucu menfezlerin tıkanması ise müdahale çalışmalarını zorlaştıran etkenler arasında yer aldı.
Çadır, İlaç ve Yakacak İhtiyacı Had Safhada
Sivil Savunma yetkilileri, bölgedeki çalışmalarını aralıksız sürdürürken acil ihtiyaç listesine dikkat çekti. Başta barınma sorununu çözecek çadır olmak üzere, kronik hastalar için ilaç, yakacak odun ve ısınma malzemelerine acil ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Kampların büyük bölümünün düzensiz yerleşimlerden oluşması ve dere yataklarına yakın bölgelere kurulması, sığınmacıları yeni felaketlere karşı savunmasız bırakıyor.
'Dışarıdan Sağlam Görünüyor Ama İçeride Hiçbir Şey Kalmadı'
Sel felaketini yaşayan aileler, içinde bulundukları çaresizliği anlattı. Yıllardır süren zorunlu göçün mağdurlarından Henan Tlayis, kamptan kampa taşınmak zorunda kaldıklarını belirterek, 'Yağmur durmadı, çadırlar yetersiz kaldı ve kamplar çamurla doldu. Açlık, yoksulluk ve hastalıklar günlük hayatımızın bir parçası haline geldi' ifadelerini kullandı.
Selden etkilenen bir diğer mağdur Vahide Halido ise yağışın şiddetini ve sonrasındaki yıkımı şu sözlerle aktardı:
'Durum sakinleşene kadar kimse çadırlardan çıkamadı. Yağmur hafifledikten sonra felaketin boyutu ortaya çıktı. Suyu tahliye etmek için defalarca pompa çalıştırdık. Bu çadır dışarıdan diğerlerine göre daha iyi görünebilir ama içeride neredeyse hiçbir şey kalmadı. Mutfak eşyaları gibi bazı malzemeler duruyor ancak onlar da ıslanmış ve zarar görmüş durumda.'


