ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırıların ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, boğazın geçişlere kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilere saldırılacağını açıkladı.
Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskini en üst düzey olan “kritik” seviyeye yükseltti. Sigorta şirketleri bölgedeki gemiler için savaş poliçelerini iptal ederken, dünya çapındaki konteyner firmaları geçişleri askıya aldı.
Windward verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 138 gemi geçerken, 3 Mart’ta bu sayı sadece 4’e geriledi; son 7 günlük ortalamaya göre düşüş yüzde 90 oldu. Aynı tarihte petrol tankeri trafiği de saldırılar öncesine göre %90 düştü.
Ümit Burnu Rotası Öne Çıkıyor, Teslimat Süreleri Uzuyor
Hürmüz Boğazı’ndaki aksama nedeniyle deniz taşımacılığı Ümit Burnu üzerinden yapılmaya başlandı. Windward verilerine göre, Ümit Burnu’ndaki transit gemi sayısı 2 Mart’ta %112 artarak 87’ye, 3 Mart’ta ise %8 artışla 94’e yükseldi; 7 günlük ortalamaya göre artış %35 olarak hesaplandı.
Küresel nakliye firmaları, Körfez’deki gemilerine sığınak talimatı verirken, Süveyş Kanalı’ndan geçişler askıya alındı ve gemiler Afrika çevresinden yönlendirildi. Bu durum, kargoların teslimat sürelerini 10–20 gün uzatıyor ve taşımacılık maliyetlerini artırıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol tedarikinin %20’sini ve LNG ihracatının %20’sini taşıyan kritik bir geçit. Basra Körfezi’nden günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol geçiyor; bunun 5,3 milyon varili Çin’e gidiyor. Suudi Arabistan, Irak, BAE ve İran başlıca ihracatçılar olarak öne çıkıyor.
Ümit Burnu’na yönelen gemiler, teslimat sürelerini uzatırken, depolarda artan stoklar ve liman kısıtları üretim tesislerinde kapanma riskini yükseltiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki LNG tedarikinde de kesintiler yaşanıyor; özellikle Katar’daki tesislerde üretim durdu ve Asya piyasasında arz sıkışıklığı başladı.

