Geçtiğimiz hafta emtia piyasaları fiyatlamalarının merkezinde, ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının normale dönüp dönmeyeceğine dair beklentiler yer aldı. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre İran, ateşkesi ve boğazın yeniden açılmasını kabul ederken, Washington yönetimi daha geniş kapsamlı bir barış anlaşması için müzakerelerini sürdürüyor.
Piyasalardaki genel algı, sağlanan ateşkesin ilk şoku hafiflettiği ancak enerji arz güvenliği risklerini tamamen ortadan kaldırmadığı yönünde şekillendi. Küresel petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz ve rafine ürün ticareti için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, yatırımcıların temkinli fiyatlamalar yapmasına neden oluyor. Sigorta ve navlun maliyetlerindeki artış beklentileri enerji piyasalarındaki aşağı yönlü hareketi sınırlarken, altyapı hasarlarının ne sürede telafi edileceğine dair soru işaretleri risk priminin tamamen silinmesini engelliyor.
Merkez Bankalarının Mesajları ve Makroekonomik Verilerin Etkisi
Büyük merkez bankalarının faiz politikaları ve açıklanan veriler, piyasalardaki yön arayışında belirleyici olmaya devam ediyor. ABD Merkez Bankasının (Fed) yayımlanan son toplantı tutanakları, enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon görünümü açısından risk oluşturmaya devam ettiğini gösterdi. Tutanaklarda, olası bir enerji şokuna karşı bazı üyelerin daha sıkı para politikası seçeneğine açık yaklaştığı vurgulandı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) cephesinden de enerji arzındaki bozulmaya bağlı olarak sıkı duruş mesajları geldi.
Çin Merkez Bankasının (PBoC) likidite araçlarını öne çıkarması ve fiziki alımlarını sürdürmesi ise piyasaları destekledi. ABD'de açıklanan mart ayı enflasyon verilerinde, yıllık bazda yüzde 3,3 artış yaşanırken, alt kalemlerde enerji maliyetlerinin baskısı net bir şekilde izlendi. Çin'de ise Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) uzun süreli düşüş eğilimini sonlandırarak yüzde 0,5 oranında arttı.
Değerli Metaller Cephesinde Pozitif Seyir Hız Kazandı
Jeopolitik tansiyondaki görece düşüş güvenli liman talebini zayıflatsa da, dolar endeksindeki gerileme değerli metaller piyasasına girişleri hızlandırdı. Hafta ortasında ateşkes haberleriyle azalan enflasyon beklentileri, altın, gümüş, platin ve paladyumda sert yükselişleri beraberinde getirdi. Çin Merkez Bankasının devam eden rezerv alımları da altın fiyatları üzerinde destekleyici ana unsurlardan biri oldu.
Haftalık bazda incelendiğinde ons bazında fiyatlar; gümüşte yüzde 4,1, platinde yüzde 2,7, paladyumda yüzde 1 ve altında yüzde 1,6 oranında artış gösterdi. Paladyumdaki yükselişte Rusya'ya yönelik olası ticari önlemlerin yarattığı arz endişeleri de etkili oldu.
Baz Metaller ve Enerji Piyasalarında Son Durum
Baz metallerde fiyatlamalar, büyük oranda talep beklentileri ve arz görünümü etrafında şekillendi. Ateşkes sürecinin enflasyon beklentilerinde yarattığı iyileşme, bakır piyasasında yüzde 3,1'lik bir yükseliş sağladı. Tezgah üstü piyasalarda çinkoda yüzde 2, alüminyumda yüzde 1,3 ve nikelde yüzde 1 artış izlenirken, kurşun yüzde 1,1 değer kaybetti. Nikel piyasasındaki fiyatlamalarda madencilik sektörüne yönelik çevresel risklerin artırdığı maliyet baskıları öne çıktı.
Enerji piyasaları oldukça dalgalı bir haftayı geride bıraktı. Savaş kaynaklı arz riski haftanın başında fiyatları desteklerken, ateşkes haberi sonrası vadeli piyasalarda düşüşler yaşandı. OPEC+ mayıs ayı için üretim artırma kararı alsa da boğaz trafiğindeki mevcut aksaklıklar bu durumun piyasaya yansımasını geciktirdi. ABD'nin stratejik rezervlerinden piyasaya ham petrol sağlaması arzı desteklerken, haftalık bazda Brent petrol varil fiyatı yüzde 13,7, doğal gaz fiyatları ise yüzde 5,4 oranında geriledi.
Tarım Emtiaları Jeopolitik Risklerden Etkilendi
Orta Doğu merkezli gerilimlerin enerji ve gübre maliyetlerine yansıması, tarım emtiaları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturdu. Fiyatlamalarda ayrıca ABD Tarım Bakanlığının (USDA) yayımladığı nisan ayı raporu belirleyici oldu. Rapora göre, 2025-2026 sezonunda küresel soya üretimi beklentisi artarken, ihracat tahminleri aşağı yönlü revize edildi.
Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören ürünlerde soya fasulyesi yüzde 1 değer kazanırken; pirinç yüzde 3,9, buğday yüzde 4,7 ve mısır yüzde 2,5 değer kaybetti. ABD piyasalarında kote edilen diğer tarım ürünlerinden pamuk yüzde 6,3, kahve yüzde 0,3 ve kakao yüzde 2,5 yükselirken, şeker fiyatlarında yüzde 7,3'lük sert bir düşüş izlendi.


