Dünyada yeniden gündeme gelen hantavirüs vakaları, özellikle bir kruvaziyer gemisinde yaşanan ölümlerin ardından dikkat çekmeye başladı. Sosyal medyada hızla yayılan iddialar ise birçok kişide “yeni bir salgın mı başlıyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Uzmanlar paniğe gerek olmadığını belirtse de hantavirüsün ne olduğu, nasıl bulaştığı ve hangi belirtilere yol açtığı merak ediliyor.
İşte hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler…
1. Hantavirüs Nedir?
Hantavirüs, çoğunlukla fare ve diğer kemirgenlerden insanlara bulaşan viral bir enfeksiyon olarak biliniyor. Virüsün taşıyıcısı genellikle kemirgenler olurken, insanlar enfekte hayvanların dışkısı, idrarı veya salyasıyla temas ettiğinde risk ortaya çıkabiliyor.
Uzmanlara göre virüsün en yaygın bulaşma yolu, kurumuş kemirgen atıklarının havaya karışmasıyla oluşan partiküllerin solunması. Özellikle uzun süre kapalı kalan depo, bodrum, ahır veya kullanılmayan yapılarda temizlik yapılırken risk artabiliyor.
Hantavirüsün farklı türleri bulunuyor. Bazı türler akciğerleri etkilerken bazıları böbreklerde ciddi hasara neden olabiliyor.
2. Hantavirüs Varyantları
Puumala Virüsü: Avrupa'da (ve Türkiye'de) en yaygın olan türdür. Genelde daha hafif seyirli Nephropathia Epidemica tablosuna yol açar. Akciğerden ziyade böbrek odaklıdır.
Dobrava Virüsü: Balkanlar ve Türkiye'de görülür, Puumala'ya göre daha ağır böbrek yetmezliği tablosu oluşturabilir.
Andes Virüsü: Güney Amerika'da görülür. Önemli Not: Daha önceki analizimizde de belirttiğimiz üzere, insandan insana bulaşma potansiyeli gösteren tek spesifik tür budur. Amerika kıtasındaki türlerin (Sin Nombre/Andes) akciğer odaklı. (HPS)
Sin Nombre Virüsü: Kuzey Amerika'da %35-50 mortalite (ölüm) oranıyla seyreden ağır akciğer tablolarının ana sorumlusudur.
3. Hantavirüs Nasıl Bulaşır?
Virüs genellikle kemirgenlerle doğrudan veya dolaylı temas sonucu bulaşıyor. İnsanlar arasında yayılımın oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor. Bu nedenle uzmanlar, hantavirüsün Covid-19 benzeri hızlı yayılan bir salgın virüsü olmadığını vurguluyor.
Bulaşma yolları arasında şunlar yer alıyor:
Kemirgen dışkısı ve idrarının bulunduğu havanın solunması
Fare bulunan kapalı alanlarda uzun süre kalınması
Kemirgenlerin temas ettiği yüzeylere dokunulması
Kirlenmiş yiyeceklerin tüketilmesi
Nadir durumlarda fare ısırıkları
Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar, depo çalışanları ve temizlik sırasında koruyucu ekipman kullanmayan kişiler daha fazla risk altında bulunuyor.
4. Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?
Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bu durum erken teşhisi zorlaştırabiliyor.
En sık görülen belirtiler şöyle sıralanıyor:
Yüksek ateş
Kas ağrısı
Halsizlik
Şiddetli yorgunluk
Baş ağrısı
Bulantı ve kusma
Karın ağrısı
Bazı hastalarda ise tablo daha ağır ilerleyebiliyor. Özellikle akciğer tutulumu geliştiğinde nefes darlığı ve solunum yetmezliği görülebiliyor. İleri vakalarda böbrek yetmezliği ve iç kanama gibi ciddi komplikasyonlar yaşanabiliyor.
Uzmanlar, özellikle kemirgen teması sonrası gelişen yüksek ateş ve nefes darlığı belirtilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
5. Neden Yeniden Gündemde?
Hantavirüs son günlerde, Hollanda bandıralı lüks kruvaziyer gemisi MV Hondius’ta yaşanan ölümler nedeniyle dünya gündemine taşındı.
Arjantin’den hareket ederek Cabo Verde’ye ulaşan gemide bazı yolcuların rahatsızlanması üzerine sağlık alarmı verildi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamada, gemide hantavirüs şüphesi taşıyan kişiler bulunduğu ve hayatını kaybeden 3 yolcuda virüsün doğrulandığı belirtildi.
Gemide çok sayıda farklı ülkeden yolcu bulunması nedeniyle Avrupa ve Afrika’daki sağlık otoriteleri temaslı takibini sürdürüyor. Yaşanan gelişmeler sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, kruvaziyer sektöründe de tedirginlik oluşturdu.
6. Türkiye’de Hantavirüs Var mı?
Türkiye’de hantavirüs iddiaları sonrası gözler sağlık otoritelerine çevrildi. Yetkililer, şu ana kadar Türkiye’de doğrulanmış yaygın bir hantavirüs tehdidi bulunmadığını belirtiyor. Uzmanlar da kamuoyunda oluşan endişelere karşı dikkatli açıklamalar yapılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye’de daha önce 2009 yılında özellikle Zonguldak ve Bartın çevresinde görülen hantavirüs vakalarında Puumala ve Dobrava tipi varyantlar tespit edilmişti. Bu türlerin günümüzde de insandan insana bulaşma özelliği bulunmuyor. Virüs, yalnızca enfekte kemirgenlerin dışkı, idrar ve salyasından yayılan parçacıkların solunmasıyla bulaşıyor.
Son günlerde kruvaziyer gemisinde gündeme gelen vakalarda ise Güney Amerika’ya özgü “Andes” tipi hantavirüsün değerlendirildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre Andes varyantı yeni bir tür değil; yaklaşık 30 yıldır sınırlı şekilde insandan insana bulaşabildiği bilinen bir hantavirüs tipi olarak takip ediliyor.
Sağlık otoriteleri mevcut verilere göre Türkiye açısından olağanüstü bir risk görülmediğini belirtirken, vatandaşların yalnızca resmî kaynaklardan yapılan açıklamaları takip etmesi gerektiğinin altını çiziyor.
7. Uzmanlar Endişe Edilmeli mi Diyor?
Uzmanlara göre hantavirüs ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalık olsa da kolay yayılan bir pandemi virüsü olarak değerlendirilmiyor. En önemli neden ise insandan insana bulaşın oldukça sınırlı olması.
Bu nedenle sağlık otoriteleri şu an için küresel bir salgın riskinin düşük olduğunu belirtiyor. Ancak hijyen önlemlerinin ihmal edilmemesi ve özellikle kapalı alan temizliğinde dikkatli davranılması gerektiği vurgulanıyor.
8. Hantavirüsten Korunmak İçin Ne Yapılmalı?
Uzmanların önerdiği korunma yöntemleri şöyle:
Kapalı alan temizliğinde maske kullanmak
Fare dışkısı bulunan alanları süpürmeden önce dezenfekte etmek
Eldiven kullanmak
Gıdaları kapalı kaplarda muhafaza etmek
Kemirgen girişlerini engellemek
Uzun süre kapalı kalan alanları havalandırmak
Özellikle bodrum, depo ve ahır gibi alanlarda yapılan temizliklerde doğrudan temasın önlenmesi büyük önem taşıyor.
9. Son Durum Ne?
Kruvaziyer gemisindeki sağlık incelemeleri sürerken farklı ülkelerde temaslı yolcuların takip edildiği belirtiliyor. Şu an için dünya genelinde geniş çaplı bir salgın alarmı bulunmuyor.
Uzmanlar, sosyal medyada yayılan abartılı iddialar yerine resmî sağlık kurumlarının açıklamalarının takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Mevcut değerlendirmelere göre hantavirüs, dikkat edilmesi gereken ancak şu aşamada küresel paniğe yol açacak seviyede görülmeyen hastalıklar arasında yer alıyor.

