Güney Amerika kıyılarından ayrıldıktan sonra Atlantik Okyanusu üzerinden Yeşil Burun Adaları'na doğru yol alan MV Hondius adlı yolcu gemisinde hantavirüs vakaları tespit edildi. Gemide seyahat eden Hollandalı bir kadın virüs nedeniyle hayatını kaybederken, İngiliz ve İsviçreli iki yolcunun durumunun ağır olduğu bildirildi. Yetkililer, gemide bulunan 23 farklı ülkeden 146 kişinin tıbbi değerlendirme için Kanarya Adaları’na yönlendirildiğini açıkladı.
Hastalığın doğrulanmasının ardından gemideki yolcular kabinlerinde izole edildi. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere sağlık ajansları, gemiden daha önce ayrılan yolcuları takibe alırken, şu ana kadar gemi dışına sarkan bir bulaşma emaresine rastlanmadığı belirtildi.
Hantavirüs Nedir ve Nasıl Bulaşır?
Hantavirüsler, tek bir hastalık yerine geniş bir virüs ailesini temsil ediyor. Genellikle kemirgenlerin (fare ve sıçan) kurumuş idrar, dışkı ve salyalarının solunması yoluyla insanlara bulaşıyor. Ancak MV Hondius gemisinde tespit edilen Andes virüsü türü, bu aileyi diğerlerinden ayıran çok kritik bir özelliğe sahip.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Andes türü, çok nadir de olsa insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs suşu olarak biliniyor. Bu durum, virüsün yolcu gemisi gibi kapalı alanlarda yayılma riskini artırırken, uzmanları daha sıkı tedbirler almaya zorluyor.
Belirtileri ve Ölüm Oranı Korkutuyor
Andes virüsünün yol açtığı en ciddi tablo, Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS) olarak adlandırılıyor. Hastalık başlangıçta yorgunluk, ateş, kas ağrıları ve karın ağrısı gibi grip benzeri semptomlarla kendini gösteriyor. Ancak ilerleyen aşamalarda şiddetli solunum yetmezliği gelişebiliyor.
Uzmanlar, bu türün ölüm oranının %20 ile %40 arasında değiştiğine dikkat çekiyor. Bir diğer form olan Hemorajik Ateş ve Böbrek Sendromu (HFRS) ise iç kanama ve akut böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Hastalığın kuluçka süresinin sekiz haftaya kadar uzayabilmesi, teşhis ve takip süreçlerini zorlaştıran en büyük etkenler arasında yer alıyor.
Tedavi ve Korunma Yöntemleri
Hantavirüs için şu an dünya genelinde yaygın olarak kullanılan bir aşı veya spesifik bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Tedavi süreci genellikle hastanın bağışıklık sistemini desteklemeye yönelik yoğun bakım hizmetlerinden oluşuyor. Erken teşhis edilen vakalarda oksijen desteği ve ventilasyon hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırıyor.
Küresel sağlık otoriteleri, hantavirüsün genel nüfus için riskinin düşük olduğunu ancak kemirgenlerin bulunduğu kırsal alanlarda ve vahşi yaşam bölgelerinde dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
