Türk tarihinin en eski dönemlerinden bugüne ulaşan makam müziği ve icra şekilleri, günümüz tıbbında fiziksel ve ruhsal hastalıklar için bilimsel bir tedavi aracı olarak kullanılıyor. Azerbaycan'daki Gobustan Kayalıkları'nda yer alan figürlerle 14 bin yıl öncesine dayanan müzikle terapi yöntemi, Asya'daki Türk illerinde kam adı verilen hekimler tarafından aktif olarak uygulanıyordu. O dönemde pentatonik müzik tonları ve kılkopuz, şankopuz, dombra gibi aletler kullanılarak hastalar tedavi ediliyordu. İngiltere'deki Londra Nordoff Robbins Müzik Terapi Enstitüsü verilerine göre, beş sesli bu müzik yapısı günümüzde otistik çocukların tedavisinde kişilere güven ve kararlılık aşılıyor.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde şifahanelerde uygulanan müzik terapi yöntemleri, bugünün modern klinik araştırmalarıyla doğrudan destekleniyor. 900 yıl önce Şam'daki Nureddin Hastanesi'nde başlayan tıbbi müzik uygulamaları; Amasya, Sivas, Kayseri, Edirne ve İstanbul'daki şifahanelerde ud, ney, rebab gibi enstrümanlarla sürdürüldü.
Bilimsel Verilerle Müzik Terapinin İyileştirici Gücü
Viyana'daki Meidling Rehabilitasyon Merkezinde yürütülen klinik çalışmalarda, komadaki hastalara Türk musikisi makamları dinletildi. Yapılan incelemeler sonucunda hastaların beyindeki alfa ve teta dalgalarının değiştiği ve birçok hastanın komadan çıktığı tespit edildi. 2007 yılında Gazi Üniversitesi bünyesinde yapılan başka bir araştırmada ise, kronik ağrısı olan hastalara uygulanan müzik terapi seansları sonrasında stres hormonlarında yüzde 40 oranında düşüş kaydedildi. Günümüzde bu seanslar, hastalığın türüne bağlı olarak on oturum şeklinde planlanıyor ve her seans 40 dakika ile 2 saat arasında sürüyor.
Farabi, İbn-i Sina ve Ebu Bekir Razi gibi isimlerin çalışmalarına dayanan verilere göre, makamlar günün belirli saatlerinde, belirli organlar ve burçlar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Vücuttaki organların aktif olduğu saatlere göre uygulanan bu makamların sağlık üzerindeki etkileri detaylı bir harita sunuyor.
Burçlara ve Organlara Göre Makamların Etki Alanları
Farklı makamların insan anatomisi ve psikolojisi üzerindeki klinik ve tarihsel etkileri şu şekilde listeleniyor:
Koç Burcu (Rast Makamı): Gece yarısı ve seher vakti uygulanıyor. Kemik ve beyin üzerinde etkili olup, felç, spazm, otizm ve akıl hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor.
Boğa Burcu (Irak Makamı): Kuşluk ve ikindi vakti dinleniyor. Menenjit ve beyin hastalıklarına karşı etkili olurken, nevrotik durumları tedavi ediyor.
İkizler Burcu (İsfahan Makamı): İkindi ve yatsı arası dönemde ateşi düşürüyor. Boyun, omuz ve sol dirsek ağrılarına fayda sağlıyor.
Yengeç Burcu (Zirefkend Makamı): Uyku vaktinde sırt ve eklem ağrılarına etki ediyor. Kalp ve göğüs bölgesini rahatlatıyor.
Aslan Burcu (Büzürk Makamı): Kuşluk vaktine kadar zihni temizleyerek vesvese ve korkuyu gideriyor. Boyun ve boğaz hastalıklarına fayda sağlıyor.
Başak Burcu (Zengüle Makamı): Gün batımından sonra kalp ve beyin hastalıkları üzerinde etkili oluyor.
Terazi Burcu (Rehavi Makamı): Seher ve ikindi vakitlerinde baş ağrılarına, burun kanamalarına ve mide sorunlarına iyi geliyor.
Akrep Burcu (Hüseyni Makamı): Sabah saatlerinde karaciğer ve mideyi rahatlatıyor. Gizli pentatonik yapısıyla otizm ve spastisite hastalarına güven duygusu veriyor.
Yay Burcu (Hicaz Makamı): Gece saatlerinden sabaha kadar ürogenital sisteme ve böbreklere doğrudan fayda sağlıyor. Kemik ağrılarını hafifletiyor.
Oğlak Burcu (Nihavend Makamı): Öğleden sonra kan dolaşımını düzenliyor. Tansiyon ve bel ağrısı rahatsızlıklarına iyi geliyor.
Kova Burcu (Neva Makamı): Göğüs, böbrek ve omurilik bölgelerine etki ederek üzüntüyü ve kötü fikirleri ortadan kaldırıyor.
Balık Burcu (Uşşak Makamı): Gün doğumu ve batımında kalp ile ayak rahatsızlıklarını hafifletiyor. Uyku ve istirahat sağlıyor.


