Fidan, “Hürmüz’ün kapalı olması dünya ekonomisine büyük bir baskı uygulamakta. Bu durumun bir silah olarak kullanılmaması, hem bölge istikrarı hem de dünya ekonomisi için hayati önem taşıyor” dedi.
"Savaş Kesinlikle Bir Çözüm Değil"
Bölgedeki çatışmaların durdurulması için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini belirten Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Savaşa geri dönülmemeli; savaş kesinlikle bir çözüm değil. Savaş sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Diplomasinin netice vermesi için elimizden geleni yapıyoruz.
ABD-İran Müzakereleri: "Her İki Taraf da Barış İstiyor"
ABD ve İran arasındaki müzakere sürecine de değinen Fidan, her iki tarafın da savaşın durması ve Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda hemfikir olduğunu ancak teknik detaylarda tıkanıklık yaşandığını belirtti:
Problem, mutabakatın hangi önceliklerle kağıda döküleceği noktasında toplanıyor. Geçiş güvenliğinin kalıcı olarak sağlanması için yürütülen tüm çabalar Türkiye tarafından destekleniyor. Türkiye ve Katar, krizin en az zararla atlatılması için tam bir koordinasyon içinde hareket ediyor.
"İsrail Yayılmacılığı Küresel Bir Sorun"
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise İsrail’in bölgedeki faaliyetleriydi. Bakan Fidan, İsrail’in tutumunu sert bir dille eleştirerek şunları kaydetti:
İsrail yayılmacılığı, bölgemizdeki birinci derece güvenlik sorunudur. Lübnan, Batı Şeria ve Gazze’deki bu tavır küresel bir sorun haline gelmiştir. Herkes barış isterken, İsrail’in şiddet ve yayılmacılık politikası izlediğini görüyoruz. İsrail, şu anda herkes tarafından 'odadaki fil' olarak tanımlanmaktadır.
