İngiliz The Guardian gazetesinin dış politika yorumcusu Simon Tisdall, kaleme aldığı son yazısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrilmesini sert bir dille eleştirdi. Tisdall, Trump'ın kendisini bir 'barış yapıcı' olarak sunmasına rağmen, attığı adımların onu bir 'savaş adamı'na dönüştürdüğünü savundu. Analizde, bu hamlenin uluslararası normları altüst ettiği, egemenlik haklarını yok saydığı ve Venezuela içinde anarşik bir duruma yol açabileceği uyarısında bulunuldu.
Yazıda, ABD askeri güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonun yasa dışı ve sebepsiz olduğu belirtilirken, bu durumun sadece bölgesel değil küresel ölçekte de istikrarsızlaştırıcı etkileri olacağına dikkat çekildi. Tisdall'a göre, Trump'ın dış politikası 'kaosun politikaya dönüştürülmüş hali' olarak tanımlanıyor. Bu müdahalenin, ABD'nin sınırsız gücünün tehlikeli bir dışavurumu olduğu ve İran gibi diğer Batı karşıtı rejimlere yönelik askeri tehditlerle aynı döneme denk geldiği vurgulandı.
'Barış Adamı' Maskesi Düştü: Trump Aslında Bir Savaş Yanlısı mı?
Analizde, Trump'ın uyuşturucu ticareti ve yasa dışı göçü engelleme gerekçelerinin arkasında farklı motivasyonlar yattığı iddia edildi. Tisdall, Trump'ın asıl amacının Maduro'ya duyduğu kişisel husumet ve ABD'nin Batı yarımküredeki hakimiyetini pekiştiren 19. yüzyıl Monroe Doktrini'ni yeniden canlandırma arzusu olduğunu öne sürdü. Ayrıca, 2003 yılındaki Irak işgaliyle benzerlikler kurularak, Trump'ın Venezuela'nın devasa petrol ve doğal gaz rezervlerine göz diktiği şüphelerinin, petrol tankerlerine yapılan el koyma işlemleriyle güçlendiği belirtildi.
Tisdall, Trump'ın 'küresel barış yapıcı' imajının artık inandırıcılığını yitirdiğini savundu. Yazıda, Trump'ın göreve dönüşünden bu yana Yemen, Nijerya, Somali, Irak ve Suriye'de bombardımanlar düzenlediği, sivil kayıplara yol açtığı ve Orta Doğu ile Afrika'daki hava saldırılarını rekor seviyeye çıkardığı hatırlatıldı. Yazar, Avrupalı liderlerin ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Trump'ı artık 'küresel bir tehdit' olarak tanıması gerektiğini ifade etti.
Putin ve Ukrayna Benzetmesi: Tehlikeli Bir Emsal Oluşturuluyor
The Guardian'daki yazıda, Trump'ın Venezuela hamlesi ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna işgali arasında çarpıcı bir benzerlik kuruldu. Her iki liderin de komşu bir ülkeye yasa dışı saldırıda bulunduğu ve liderliğini değiştirmeye çalıştığı belirtildi. Tisdall, bu durumun özellikle Çin ve Devlet Başkanı Şi Cinping için tehlikeli bir emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu. Tayvan'a yönelik askeri baskısını artıran Çin'in, Trump'ın bu hamlesini gelecekte kendi eylemleri için bir dayanak olarak kullanabileceği öngörüldü.
Bölgesel liderlerin tepkilerine de yer verilen analizde, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun ve Küba yönetiminin endişeleri aktarıldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Havana'da da rejim değişikliği arzusunu gizlemediği, bu durumun Panama gibi diğer bölge ülkelerinde de korkuya neden olduğu belirtildi. Tisdall, Venezuela'da bir güç boşluğu oluşması durumunda iç savaş riskinin doğabileceğini ve sürgündeki muhalif liderlerin dönüşünün demokrasiyi hemen geri getireceği düşüncesinin safça olduğunu savundu.
The Guardian/ Nirvana Haber


