Küresel tütün gözetim grubu STOP tarafından yayımlanan son rapor, diş eti ile dudak arasına yerleştirilen küçük nikotin paketçiklerinin piyasaya sürülme hızının endişe verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Verilere göre, 2020 yılında dünya genelinde satılan nikotin torbası sayısı 2025 yılına gelindiğinde yüzde 660 oranında artarak 34 milyara ulaştı. Pazarın büyüklüğünün ise önümüzdeki birkaç yıl içinde 25 milyar dolar seviyesini aşması bekleniyor.
Düzenleme Boşlukları ve Agresif Pazarlama
Uzmanlar, bu hızlı büyümenin tesadüf olmadığını, büyük tütün şirketlerinin mevzuatlardaki boşluklardan faydalandığını belirtiyor. Nikotin torbaları, birçok ülkede henüz net bir hukuki tanıma sahip değil. Bu durum, şirketlerin ürünlerini çocukların ve gençlerin erişimine daha açık hale getirmesine olanak tanıyor. Özellikle sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yapılan tanıtımların, 18 yaş altındaki milyonlarca gence ulaştığı tespit edildi.
Gençleri Hedef Alan Taktikler
Rapor, tütün şirketlerinin ürünleri "aktif yaşam tarzı" ve "başarı" gibi kavramlarla eşleştirerek pazarladığını vurguluyor. Nane, meyve ve kahve gibi çeşitli aromalarla sunulan bu ürünler, sigara veya elektronik sigaranın yasak olduğu kapalı alanlarda bile fark edilmeden kullanılabiliyor. Bu durumun, ürünün gençler üzerindeki cazibesini artırdığı belirtiliyor.
Ayrıca, okullara yakın noktalarda yapılan promosyonlar ve ücretsiz numune dağıtımı gibi uygulamalar, halk sağlığı uzmanları tarafından kabul edilemez bulunuyor. STOP direktörü Jorge Alday, bağımlılık yapıcı bir ürünün ücretsiz dağıtılmasının ciddi bir risk oluşturduğunu ifade ediyor.
Denetim ve Yasaklama Çağrısı
Avrupa ve diğer bölgelerdeki politika yapıcılar, bu yeni nesil nikotin ürünlerine yönelik düzenlemeleri netleştirmek için çalışma yürütüyor. STOP yetkilileri ise hükümetlere acil eylem çağrısında bulunuyor. Önerilen önlemler arasında şunlar yer alıyor:
Katı yaş sınırlamalarının getirilmesi,
Reklam ve sponsorluk yasakları,
Sade paketleme zorunluluğu,
Aroma çeşitliliğine kısıtlama,
Nikotin yoğunluğuna üst sınır getirilmesi.
Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyeleriyle de uyumlu olan bu önlemler, özellikle tütün sektörünün lobi faaliyetlerine karşı bir koruma kalkanı oluşturmayı hedefliyor.
