Fransa'da uzun süredir kamuoyunun ve siyasetin gündeminde yer alan yardımlı ölüm yasa tasarısı, Ulusal Meclis'te yapılan oylama sonucunda kabul edildi. Bu adım, hem ülkede hem de Avrupa genelinde etik, tıbbi ve hukuki açıdan yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Parlamentoda Kritik Oylama
Fransa Ulusal Meclisi'ndeki oylamada, yasa teklifi 241 aleyhte oya karşı 291 lehte oyla kabul edildi. Hükümet kanadında bile derin görüş ayrılıklarına yol açan bu karar, yürürlüğe girmeden önce ülkenin en yüksek anayasal otoritesi tarafından da detaylı bir şekilde incelenecek.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, konunun derinliğine ve hassasiyetine vurgu yaptı. Macron, insan hayatını, acıyı ve onuru ilgilendiren bu kadar hassas bir konuda tek doğru yaklaşımın diyalog kurmak, dinlemek ve tartışmak olduğunu belirtti. Bu gelişmeyle birlikte Fransa, Avrupa'da yardımlı ölüm veya ötanazi uygulamalarını yasal bir zemine taşıyan ülkeler arasına katılmak için en kritik adımı geride bırakmış oldu.
Hak Sahibi Olabilmek İçin Katı Şartlar Aranacak
Kabul edilen düzenleme, hastaların kendi yaşamlarına son verme süreçlerine ilişkin oldukça katı sınırlar ve şartlar barındırıyor. Hak sahibi olabilmek için kişilerin en az 18 yaşında olması, Fransa vatandaşı olması veya ülkede yasal olarak ikamet etmesi şartı aranıyor. Ayrıca, yalnızca fiziksel olarak ilacı tek başına alamayacak durumda olan hastalar için hekim ya da hemşire desteği öngörülüyor.
Yasanın uygulanabilmesi için hastanın ciddi, tedavi edilemez ve yaşamı tehdit eden bir hastalığının bulunması gerekiyor. Bu durumun uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından onaylanması şart koşuluyor. Hastanın dayanılmaz acılar çekmesi ve kendi özgür iradesiyle bu talebi iletmiş olması da temel kriterler arasında yer alıyor. Psikolojik acılar veya Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar tek başına bu kapsama dahil edilmeyecek.
Onay Süreci Nasıl İşleyecek?
Talebi değerlendiren sağlık ekipleri, 15 günlük inceleme sürecinin ardından en az iki günlük zorunlu düşünme süresini uygulayacak. Kararı kesinleşen hastalar, ilacı kendi belirledikleri zaman ve mekanda alabilecek. Uygulamaya dair tüm tıbbi masraflar, Fransa'nın ulusal sağlık sigortası sistemi tarafından üstlenilecek.
Bu yasal düzenleme, Fransa içinde ve küresel ölçekte ciddi etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Destekleyenler, ağır acılar çeken bireylerin kendi kaderlerini tayin etme hakkına saygı duyulması gerektiğini savunurken, karşıt görüş sahipleri bu durumun yaşlılar ve engelliler üzerinde dolaylı bir baskı oluşturabileceğini dile getiriyor. Muhalif kesimler, yardımlı ölüm yerine palyatif bakım (destekleyici bakım) hizmetlerinin iyileştirilmesine öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Benzer yasal süreçlerin İngiltere ve Almanya gibi diğer büyük Avrupa ülkelerinde de farklı boyutlarıyla tartışılmaya devam etmesi, konunun önümüzdeki dönemde de dünya gündemindeki yerini koruyacağını gösteriyor.


