2006 yılında Finlandiya’ya ilk ve en ikonik zaferlerinden birini kazandıran heavy metal grubu Lordi’nin solisti Bay Lordi, Atina'daki o tarihi geceye dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sahneye çıktığında çok hasta olduğunu belirten ünlü müzisyen, kostümün adeta nefes almayan dev bir lateks yapıya sahip olduğunu ve performans esnasında adeta bir saunada gibi acı çektiğini dile getirdi.
Zaferin ardından Finlandiya'da halk kahramanı ilan edildiklerini ancak çok kısa sürede büyük bir tepki dalgasıyla karşılaştıklarını aktaran solist, "Kendi ülkemizde satılmış olmakla suçlandık ve alay konusu olduk. Bu süreç bizim için o kadar ağır bir travmaya dönüştü ki, bas gitaristimiz yıllarca Eurovision kelimesini duyduğunda röportajları terk etti" dedi.
Bir İnternet Fenomeninin Doğuşu: "Epic Sax Guy"
2010 ve 2017 yıllarında Moldova adına yarışan SunStroke Project grubunun saksafoncusu Sergey Stepanov, yarışmanın ardından nasıl küresel bir internet fenomenine (meme) dönüştüğünü anlattı. İlk yarışmada 22. olmalarına rağmen sergilediği saksafon performansı sayesinde dünya çapında milyonlarca hayran kazanan Stepanov, başlangıçta "meme" kavramının ne anlama geldiğini bile bilmediğini itiraf etti.
2017 yılında elde ettikleri üçüncülüğün ardından Moldova Cumhurbaşkanı tarafından devlet madalyası ile ödüllendirildiklerini belirten sanatçı, Eurovision sahnesinin hayatını tamamen değiştirdiğini ifade etti.
"Sıfır Puan" ve Chris Martin'den Gelen Telefon
2021 yılında Birleşik Krallık'ı temsil eden ve yarışmadan sıfır puanla ayrılarak büyük bir şok yaşayan James Newman, o dönem pandemi kısıtlamaları altında yarıştıklarını hatırlattı. Sonuçlar açıklandığında büyük bir hayal kırıklığı yaşansa da durumu profesyonellikle karşıladığını belirten Newman, ertesi gün dünya yıldızı Chris Martin'in kendisini arayarak destek verdiğini söyledi. Newman, "Coldplay'in solistinden gelen o telefon, yaşadığım tüm olumsuz süreci bir anda unutturdu" şeklinde konuştu.
Bahçe Kulübesinden Milyonlara Yayın Yapmak
2009 yılından bu yana yarışmanın resmi yorumculuğunu üstlenen kıdemli televizyoncu Graham Norton ise ekran önündeki ışıltının arkasındaki zorlu teknik şartlara değindi. Dünyanın en büyük şovunu sunarken aslında pleksiglas pencereli, oldukça küçük bir kabinde saatlerce çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Norton, yayının zorluklarını esprili bir dille özetledi. Görevi ne zaman bırakacağına dair sorulara da değinen Norton, canlı yayın sırasında uzun süre mola veremediğini ima ederek, mesleki geleceğinin bir anlamda fiziksel dayanıklılığına bağlı olduğunu belirtti.

