New Yorklu bir sanatçı olan Rina Oh, Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell tarafından kurulan cinsel istismar ağı içerisinde yaşadıklarını anlatarak, sistemin nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar paylaştı. Oh ve diğer hayatta kalanların ifadelerine göre Epstein, genç kadınları ağına düşürmek için üniversite eğitimi ve burs imkanlarını bir yem olarak kullandı.
2000 yılında henüz 21 yaşında bir sanat öğrencisiyken, başka bir mağdur olan model Lisa Phillips aracılığıyla Epstein ile tanıştırılan Oh, o dönemde kendisine sunulan tekliflerin cazibesine kapıldığını belirtti. Epstein, genç kadına yetenekli olduğunu söyleyerek, kariyerinde ilerlemesi için mutlaka okulda olması gerektiğini telkin etti.
'Karşılıksız' Burs Vaadinin Altından Şantaj Çıktı
Rina Oh, Epstein'in kendisini yanına çağırarak 'hayırsever' kimliğiyle güven kazanmaya çalıştığını ifade etti. Epstein, pek çok genci üniversiteye gönderdiğini ve bunu tamamen iyi niyetle yaptığını iddia etmişti. Oh, kendisine New York School of Visual Arts için 'hiçbir koşul olmaksızın' burs teklifi yapıldığını ancak gerçeklerin kısa sürede ortaya çıktığını vurguladı.
Oh'un açıklamalarına göre, vaat edilen bu bursun aslında çok ağır bedelleri vardı. Epstein'in isteklerini yerine getirmediğinde burs desteği anında kesildi. Yaklaşık iki yıl boyunca bu ağın içinde kalan Oh, Epstein'in üniversite eğitimi tekliflerini, mağdurlar üzerinde hakimiyet kurmak ve onları kendisine finansal olarak bağımlı hale getirmek için kullandığını belirtti.
Siyasi İsimlerden Üniversitelere Mektup: Bu Bağlantıları Açıklayın
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'ndeki Demokrat üyeler, Epstein'in eğitim kurumlarını istismar aracı olarak kullanmasını mercek altına aldı. Maryland Temsilcisi Jamie Raskin, Columbia Üniversitesi ve New York Üniversitesi (NYU) yönetimlerine mektup göndererek, Epstein'in öğrenci kabulleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi talep etti.
Raskin, Epstein'in genç kadınları sadece cinsel olarak istismar etmekle kalmadığını, aynı zamanda onları kendisine borçlu hissettirerek suç duyurusunda bulunmalarını engellediğini vurguladı. Ortaya çıkan belgelere göre, Epstein'in avukatı Darren Indyke ve muhasebecisi Richard Kahn, okul kayıtları ve ödemeleri bizzat yönetiyordu.
Harvard ve MIT Bağlantıları ile Zihinleri Ele Geçirme Planı
Epstein'in sadece fiziksel bir istismar peşinde olmadığı, aynı zamanda mağdurların zihinsel süreçlerini de kontrol etmeye çalıştığı belirtiliyor. Rina Oh, Epstein'i 'zihinsel bir canavar' olarak tanımlayarak, gençlerin beyinlerine sızmayı takıntı haline getirdiğini ifade etti.
Soruşturma kapsamında Epstein'in Harvard ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) gibi köklü kurumlarla olan finansal bağları da dikkat çekiyor. 2019 yılında hapishanedeki ölümü sonrasında, bazı üst düzey akademisyenlerle olan yakın ilişkileri ifşa olmuştu. Hatta eski Harvard rektörü Larry Summers, Epstein ile olan e-posta trafiğinin ortaya çıkmasının ardından kamu görevlerinden çekildiğini duyurmuştu.
Dosyada yer alan bir başka iddiaya göre, Epstein ilk kurbanlarından biriyle 1994 yılında Michigan'daki Interlochen Sanat Merkezi'nde tanıştı. O dönem 13 yaşında olan 'Jane Doe' isimli mağdur, Epstein'in kendisine yetenekli gençlere burs sağlayan bir sanat hamisi olarak yaklaştığını belirtti.
Rina Oh, Epstein'in lise ve üniversite çağındaki gençlere ulaşmak için, halihazırda ağında bulunan kişileri kullandığını dile getirdi. Sistemin temelinde, eğitimin bir kontrol mekanizmasına dönüştürülmesi ve finansal bağımlılık yaratılması yatıyordu. Oh, yaşananları şu sözlerle özetledi: 'Bu insanları toplamak ve onlara sahip olmak istiyordu. Epstein ile ilgili hiçbir şey karşılıksız değildi.'


