ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını açıklamasının ardından, dikkati çeken isimler arasında eski Fransız Bakan Lang ve kızı Caroline Lang da yer aldı.
Ulusal basındaki haberlere göre, Mediapart sitesinin eski Fransız bakanın kızı Caroline Lang'ın Epstein ile arasındaki mali bağları ortaya çıkarmasının ardından Lang, Bağımsız Yapımcılar Sendikası (SPI)'ndaki genel sekreterlik görevinden istifa ettiğini duyurdu.
Mali bağlar ve istifa açıklaması
Caroline Lang, basına yaptığı yazılı açıklamada, bu durumun SPI'yi etkilemesini istemediğini belirterek, Epstein ile 2012'de 'cömert hayırseverler' aracılığıyla tanıştığını ifade etti.
Söz konusu 'hayırseverlerin', genç sanatçıların eserlerini satın almak amacıyla 'tamamen meşru bir fon' oluşturulması fikrinin kendisine de o dönemde makul geldiğini savunan Lang, Epstein'ın karıştığı suçların ortaya çıkmasının ardından ilgili kuruluştaki görevinden ayrıldığını kaydetti.
Öte yandan Jack Lang ise Epstein ile bağlantısının bulunduğunu kabul ederken, o dönemde bu ismin 'böylesi bir suç şebekesinin merkezinde olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığını' öne sürdü.
Mediapart, açıklanan yeni belgelere dayandırdığı haberinde, Epstein'ın 2016'da 'vergi cenneti' olarak bilinen ABD'ye ait Virgin Adaları'nda kurduğu bir şirketin hisselerinin yarısının Caroline Lang'a ait olduğunu ortaya koymuştu.
Jeffrey Epstein davası
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ise ABD Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan bir 'müşteri listesi' bulunduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, Epstein'ın suçları örtbas etmek amacıyla öldürüldüğü iddialarına karşın, hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

