Global ölçekte hazırlanan son sektörel raporlar, e-ticaret dünyasındaki dijital dönüşümün boyutlarını ve işletmelerin teknolojiye adaptasyon hızını gözler önüne serdi. 19 ülkeden 4 bini aşkın işletmenin verileriyle hazırlanan analizler, sektördeki rekabetin artık teknoloji ve veri odaklı şekillendiğini kanıtlıyor. Küresel perakendecilerin yüzde 53'ü yapay zeka teknolojilerini iş süreçlerinde aktif olarak kullanırken, bu oran kendi mobil uygulamaları üzerinden satış yapan işletmelerde yüzde 67'ye kadar tırmanıyor. Sınır ötesi ticaret yapan şirketlerde ise teknoloji kullanımı yüzde 64 seviyesinde seyrediyor.
İşletmelerin dijital araçları kullanma biçimleri, tüketici alışkanlıklarına paralel olarak evriliyor. Rapor verilerine göre, işletmelerin yüzde 44'ü yapay zeka destekli ürün tavsiyesi sunarak müşteri deneyimini kişiselleştiriyor. Yüzde 32'lik bir kesim ise artırılmış gerçeklik (AR) teknolojisi ile ürün tanıtımı yaparak sanal alışveriş deneyimini zenginleştiriyor. Ayrıca stok yönetiminde gerçek zamanlı güncelleme için yapay zekadan faydalananların oranı yüzde 43'ü bulurken, sesli ticaret özelliğini kullananların oranı yüzde 25 seviyesinde.
Teknolojik yatırımlar sadece işletme verimliliği için değil, müşteri taleplerini karşılamak için de bir zorunluluk haline geldi. Çevrim içi alışveriş yapan her 10 kişiden 7'si, markaların yapay zeka destekli özellikler sunmasını beklediğini belirtiyor. Bu beklentiyi karşılamayan ve geleneksel yöntemlerde ısrar eden perakendecilerin, yoğun rekabet ortamında geriye düşebileceğine işaret ediliyor.
Türkiye Sosyal Ticarette Zirve Yarışında
Raporun Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri sosyal medya kullanım alışkanlıkları oldu. Global e-ticaret işletmelerinin yüzde 87'si en az bir sosyal medya profiline sahipken, işletmelerin yüzde 59'u sosyal medyanın yeni müşteri çekmek için en etkili araç olduğunu düşünüyor. Türkiye, bu alanda gösterdiği performansla küresel sıralamada önlerde yer aldı. İşletmelerin Instagram kullanımında Hindistan yüzde 71 ile ilk sırada bulunurken, Türkiye yüzde 67 ile dünya ikincisi oldu. Portekiz ise yüzde 64 ile üçüncü sırada yer buldu.
Türk işletmecilerin sosyal medya üzerinden satış yapma konusunda da oldukça aktif olduğu kaydedildi. İçerik üretiminde tüketici dikkatini çekmek için görsel paylaşımlar yüzde 68, kısa formatlı videolar yüzde 65 ve hikaye/reel formatları yüzde 55 oranında tercih ediliyor. Bu veriler, görsel iletişimin ticaret hacmi üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Satış Kanallarında Çeşitlilik ve Gelecek Vizyonu
Çok kanallı satış stratejileri, cironun artırılmasında ve riskin dağıtılmasında kilit rol oynuyor. İşletmelerin yüzde 74'ü kendi internet sitelerinden satış yaparken, yüzde 64'ü pazar yerleri üzerinden tüketicilere ulaşıyor. Kendi mobil uygulamaları üzerinden satış yapanların oranı ise yüzde 33. Gelecek 5 yıl içinde satışların en çok şirketlerin kendi sitelerinde ve ikinci olarak pazar yerlerinde artış göstermesi bekleniyor.
B2B (işletmeden işletmeye) tarafında ise satıcıların yüzde 69'u Amazon gibi dev platformları kullanıyor ve bu kanalın 2030'a kadar büyümesini öngörüyor. Sektör temsilcileri, e-ticaretin artık doğru veriyi, doğru kanalda ve doğru müşteriyle buluşturma sanatına dönüştüğünü vurguluyor. Kişiselleştirilmiş alışveriş, çoklu kanal stratejisi ve doğru sosyal medya kullanımıyla işletmeler, her tıklamada yeni fırsatlar yakalıyor. Pazarın giderek daha fazla çevrim içi kanallara kayması, mikro işletmelerden büyük ölçekli girişimlere kadar herkesin dijital yol haritalarını güncellemesini zorunlu kılıyor.



