ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Çin haber ajansı Xinhua, Şi'nin ABD'li mevkidaşı Trump ile telefonda görüştüğünü duyurdu. Görüşme, Şi'nin gün içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından gelmesiyle dikkat çekti.
Çin-Rusya İşbirliğinde Yeni Yol Haritası
Şi, görüşmede, uluslararası durumun giderek çalkantılı hale geldiği bir dönemde Rusya'ya sorumlu büyük güçler olarak birlikte hareket etme çağrısı yaptı. Çin-Rusya ilişkileri için yeni bir yol haritası çizmek üzere çalışmaya hazır olduklarını belirten Şi, tarafların daha derin stratejik koordinasyon ve proaktif yaklaşımla ilişkilerin doğru yolda devam eden gelişimini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Putin ise giderek karmaşıklaşan ve kırılgan hale gelen uluslararası durum karşısında Rusya'nın Çin ile Birleşmiş Milletler (BM), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi çok taraflı platformlarda işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu dile getirdi.
Washington-Moskova-Pekin Ekseninde Değişen Dengeler
Çin, ABD ile artan jeopolitik rekabet ve gerilimlerde denge unsuru olarak Ukrayna Savaşı sonrası Batı karşısında benzer meydan okumalarla karşı karşıya kalan Rusya ile stratejik yakınlaşma siyaseti izliyor.
Şi'nin Mayıs 2025'te Rusya'yı ziyaret etmesi ve Zafer Günü kutlamalarına katılmasının ardından Putin, Eylül 2025'te Çin'in Tiencin şehrinde düzenlenen ŞİÖ Zirvesi'ne ve Pekin'deki askeri geçit törenine katılarak iade ziyarette bulunmuştu. Bu karşılıklı ziyaretler, Trump'ın tarife politikasıyla yükselen ticari gerilimler ve ekonomik belirsizlikler döneminde Pekin ile Moskova arasındaki yakınlaşmanın güçlendiğini gösteriyor.
Trump'ın yeni iktidar döneminde ABD'nin Rusya'ya yaklaşımı da değişti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlandırılması için Avrupalı müttefikleri dışlayan bir barış planı öneren Trump, transatlantik ittifakın zayıflaması pahasına Moskova ile iyi ilişkiler kurmayı hedefliyor.
Başkan Trump, Mart 2025'te Fox News'e verdiği mülakatta, Çin ile Rusya arasındaki bağların gelişmesini önceki ABD yönetimlerinin yanlış politikalarına bağlayarak, 'Bir tarih öğrencisi olarak Çin ile Rusya'nın bir araya gelmesinin iyi bir şey olmadığını bilmelisiniz. ABD'nin yanlış politikaları, Rusya'yı Çin ile evliliğe zorladı.' ifadelerini kullanmıştı.
Çin ve Rusya, uzun zamandır ABD ve Avrupa tarafından 'revizyonist güçler' olarak eleştiriliyordu. Ancak Trump'ın yeni iktidar döneminde ABD'nin tarife politikaları, Panama Kanalı ve Venezuela gibi adımları, ülkeyi küresel düzeni kendi lehine değiştirmeye talip bir güç olarak konumlandırıyor.

