Piyasa verileri yükleniyor...
Dolar Küresel Piyasalarda Eriyor: Avro Son Yılların Zirvesinde!
Avro/dolar paritesi 1,199'a yükselerek Haziran 2021'den beri en yüksek seviyeyi gördü. Trump politikaları ve ekonomik veriler doları eritiyor.
HABERIN DEVAMI

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, doların küresel para birimleri karşısındaki gücünü zayıflatırken, avroya olan talebi artırdı. Avro/dolar paritesi, gün içerisinde 1,199 seviyesine kadar tırmanarak Haziran 2021'den bu yana kaydedilen en yüksek değere ulaştı. Donald Trump'ın yeniden Beyaz Saray'a dönmesi ve 'Önce Amerika' mottosuyla şekillenen yeni dış politika anlayışı, doların geleceğine dair soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Gün içinde 1,199 bandını test eden parite, işlem gününün ilerleyen saatlerinde 1,197 seviyesinde dengelendi. Öte yandan, ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki performansını ölçen dolar endeksi, Japon finans piyasalarındaki kırılganlığın da etkisiyle son 4 yılın en düşük seviyesi olan 96,5 puanın altına geriledi. Doların kan kaybettiği bu süreçte İngiliz sterlini de Ekim 2021'den bu yana dolar karşısındaki en yüksek seviyesini gördü.

Küresel Belirsizlik ve Trump Etkisi

Piyasa analistleri, paritedeki bu sert yükselişin temelinde Trump yönetiminin öngörülemez politikalarının yattığını belirtiyor. Özellikle gümrük tarifeleri ve Grönland krizi gibi konularda izlenen tavır, müttefik ülkeleri ticari ve stratejik olarak alternatif arayışlara itiyor. Bu durum, doların küresel rezerv para birimi olma statüsünü baskılıyor.

Bununla birlikte, ABD'den gelen zayıf ekonomik veriler, ABD Merkez Bankası (Fed) bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve kamu maliyesine ilişkin endişeler, dolar üzerindeki satış baskısını artıran diğer faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, doların 2024 sonundan bu yana avro karşısında yüzde 14 değer kaybettiğine dikkat çekerek, bu düşüşün sadece ticaret savaşlarıyla açıklanamayacağını, ABD'nin küresel güvenlikteki geleneksel rolünden uzaklaşmasının da etkili olduğunu vurguluyor.

Teknoloji Devlerinin Bilançoları Takip Ediliyor

Piyasaların gözü kulağı bu hafta açıklanacak kritik verilerde. ABD'li teknoloji devleri Microsoft, Meta, Tesla ve Apple'ın açıklayacağı finansal sonuçlar yatırımcıların odağında bulunuyor. Beklentilerin karşılanamaması durumunda hisse senedi piyasalarında yaşanacak olası satışların, dolar üzerinde ek bir baskı oluşturabileceği öngörülüyor. Ayrıca ABD'de yeni devlet tahvillerinin ihracı, Fed'in faiz kararı ve yaklaşan hükümet kapanma riski gibi başlıklar da piyasa oyuncuları tarafından yakından izleniyor.

Döviz piyasalarındaki hareketliliğin bir diğer önemli nedeni ise 'kur müdahalesi' beklentisi. Fed New York şubesinin ticari bankalardan güncel yen-dolar döviz kurlarını talep ettiğine yönelik haberler, piyasalarda tansiyonu yükseltti. Finans literatüründe 'kur kontrolü' (rate check) olarak bilinen ve nadir başvurulan bu yöntemin, olası bir piyasa müdahalesinin habercisi olabileceği değerlendiriliyor.

Analistler, ABD ve Japonya'nın döviz piyasasına yönelik koordineli bir müdahalede bulunma ihtimalinin yatırımcıları tedirgin ettiğini belirtiyor. İki ülkenin ortaklaşa hareket ederek doların değerini düşüreceği beklentisi, varlık satışlarını hızlandıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Japon Yatırımcılar ABD Tahvillerinden Çıkıyor

Piyasadaki belirsizliği derinleştiren bir diğer faktör ise Japon yatırımcıların davranışları. Japonya'nın mali durumuna ilişkin endişelerle birlikte ülke içindeki tahvil getirilerinin yükselmesi, Japon yeni üzerindeki baskıyı artırdı. Bu durum, yatırımcıların sermayelerini daha yüksek getiri sunan yurt içi tahvillere kaydırmak amacıyla ABD hazine tahvilleri gibi menkul kıymetleri elden çıkarmasına neden oluyor.

Dünyada ABD hazine tahvillerinin en büyük sahibi konumunda olan Japonya'daki emeklilik fonları ve büyük yatırımcıların bu satışları, tahvil fiyatlarını aşağı çekerken getirilerin yükselmesine yol açıyor. Bu tablo, ABD hükümeti için borçlanma maliyetlerinin artması riskini doğuruyor.

Donald Trump'ın ekonomi politikaları, 'zayıf dolar' hedefiyle örtüşüyor. Analistler, güçlü dolar ve zayıf yen dengesinin Japon şirketlerine ABD pazarında ihracat avantajı sağladığını hatırlatıyor. Trump yönetimi, bu rekabet avantajının ABD'nin uyguladığı ithalat vergilerinin etkisini hafifletmesi nedeniyle, yenin aşırı değer kaybetmesine ve doların aşırı değerlenmesine karşı bir duruş sergiliyor.

Geçmişte de zayıf doların ABD ihracatı için avantajlı olduğunu savunan Trump, güçlü bir para biriminin prestijli görünmesine rağmen, zayıf bir para birimiyle ticarette daha fazla kazanç sağlanabileceğini vurguluyor.

Tarihsel sürece bakıldığında, 1999 yılında piyasaya sürüldüğünde 1 avro 1,17 dolar seviyesindeydi. Sonrasında hızla değer kaybeden avro, Ekim 2000'de 0,82 dolara kadar gerilemişti. Ancak 2002-2008 yılları arasında güçlü bir yükseliş trendine giren avro, 2008 yılında 1,6 seviyesine kadar çıkarak tarihi rekorunu kırmıştı.

İlişkili Haber
ABD Ekonomisinde Ocak Ayı Güven Endeksi 2014'e Geri Döndü

ABD Ekonomisinde Ocak Ayı Güven Endeksi 2014'e Geri Döndü

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...