"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesini devletin merkezine koyduklarını belirten Erdoğan, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve sivil anayasa hedefleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay ve İdari Yargı Günü dolayısıyla düzenlenen törende yargı dünyasına ve kamuoyuna yönelik kapsamlı mesajlar verdi. Hukuk devletinin, tüm organlarıyla hukuk içinde kalması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, idari yargının vatandaşın hakkını araması noktasında "güvenli bir liman" olduğunun altını çizdi.
"Vatandaşla Göz Hizasına Geldik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda hayata geçirilen reformlarla devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin doğasının değiştiğini ifade etti.
Geçmişte toplumun bir kesiminin dışlandığı dönemlerin geride kaldığını belirten Erdoğan, "Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhurla cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Bu düzende kamu idaresi vatandaşa tepeden bakamaz, göz hizasında konuşur. İdareci, vatandaşın efendisi değil hizmetkarıdır," dedi.
Yargıda Reform ve İstinaf Başarısı
Konuşmasında yargı sistemine yönelik yapılan yapısal değişikliklere değinen Erdoğan, idare mahkemesi sayısının 126’dan 245’e çıkarılarak yüzde 68 oranında bir artış sağlandığını hatırlattı.
Özellikle 10 yıl önce hayata geçirilen istinaf yolu sayesinde yargılamanın üç dereceli hale geldiğini belirten Erdoğan, "İstinaf öncesinde açılan dosya sayısı 186 bin seviyesindeyken, 2025 yılı sonu itibarıyla bu rakamın 82 bine düşmesi sistemin etkinliğini kanıtlamıştır," bilgisini paylaştı.
Vesayet ve Yerindelik Denetimi Uyarısı
Yargı yetkisinin sınırlarına ilişkin de net mesajlar veren Erdoğan, anayasanın yargıya "hukuka uygunluk denetimi" yetkisi verdiğini, ancak bunun bir "yerindelik denetimi" şeklinde kullanılamayacağını hatırlattı. Yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma hakkı bulunmadığını belirten Cumhurbaşkanı, sosyal medyada gelişen linç kültürünün adalet arayışına değil, bir operasyon aygıtına dönüştüğüne dikkat çekti.
Sivil ve Özgürlükçü Anayasa Hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise yeni anayasa çağrısı oldu. Mevcut anayasanın darbe ürünü olmasının demokratik bir ayıp olduğunu savunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi inşa etme imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı seçkinlerin topluma dayattığı bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirlediği bir metne dönüştürmek zorundayız. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur."
Erdoğan, reform iradelerinin diri olduğunu ve idari yargının etkinliğini artıracak adımların öncelikli gündem maddesi kalmaya devam edeceğini belirterek sözlerini noktaladı.

