Dünya genelinde çocukların dijital güvenliği ve ruh sağlığı konusundaki endişeler, hükümetleri radikal kararlar almaya itiyor. Avustralya'nın başlattığı yasak dalgası Avrupa'ya sıçradı. Fransa ve Danimarka'nın ardından Finlandiya da 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklamak için resmi süreci başlattı.
Sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki etkisi tartışılırken, devletler somut adımlar atmaya başladı. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Avustralya, 16 yaşın altındaki çocuklara ve ergenlere sosyal medya kullanımını yasaklayarak dünyada bir ilke imza atmıştı. Bu karar, dijital dünyada yeni bir dönemin kapılarını aralarken, diğer ülkeler için de emsal teşkil edecek bir adım olarak yorumlanmıştı. Beklenen domino etkisi gerçekleşti ve aradan geçen kısa sürede yasak kararı kıtaları aşarak küresel bir harekete dönüştü.
Finlandiya Hükümeti ve Halkı Yasakta Hemfikir
Avustralya'nın attığı cesur adımın ardından Avrupa ülkeleri de benzer hazırlıklara girişti. Fransa ve Danimarka'nın yasa tasarıları üzerinde çalışmaya başlamasıyla birlikte, İskandinavya'dan da destek geldi. Finlandiya, belli bir yaşın altındaki çocukların sosyal medya erişimini kısıtlamak için harekete geçen son ülke oldu.
Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, 15 yaşın altındaki çocuklara yönelik bir sosyal medya yasağının hükümetin öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu açıkça ifade etti. Ülkede yapılan son kamuoyu yoklamaları da hükümetin bu planına büyük bir destek olduğunu gösteriyor. Anket sonuçlarına göre, Finlandiya nüfusunun neredeyse üçte ikisi, çocukları korumak adına bu yasağın derhal uygulanmasını talep ediyor.
Türkiye ve Hindistan da Sürece Dahil Oldu
Çocuklara ve ergenlere yönelik sosyal medya kısıtlamaları sadece Avrupa kıtasıyla sınırlı kalmıyor. Asya pazarının devlerinden Hindistan da benzer yasa tasarıları üzerinde görüşmelerini sürdürüyor. Bu küresel eğilimin en önemli duraklarından biri de Türkiye.
Bildiğiniz üzere, Türkiye'de de son dönemde çocukların dijital güvenliğini sağlamak adına önemli adımlar atılıyor. 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medyayı yasaklamayı öngören yasa tasarısının yakın zamanda TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Dünyanın dört bir yanında eş zamanlı olarak alınan bu kararlar, girişimin sadece bölgesel tedbirler olmadığını, önümüzdeki dönemde çok daha global bir politika haline geleceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Perde Arkasındaki Diğer Motivasyon: Bilgi Akışını Kontrol Etmek
Devletlerin çocukların ruh sağlığını koruma argümanının yanı sıra, bu yasakların arkasında farklı motivasyonların da bulunabileceği konuşuluyor. Özellikle devlet yöneticilerinin bilgi akışını kontrol etme konusundaki hassasiyetlerinin bu süreçte ek bir itici güç olduğu varsayılıyor.
Son dönemde Batılı ve İsrailli politikacıların, TikTok gibi hızla yayılan sosyal ağlar nedeniyle kamuoyu algısını yönetmekte zorlandıkları sıkça gündeme gelmişti. Özellikle Gazze'deki gelişmeler sırasında sosyal medya platformlarında yayılan içerikler, İsrail ve ABD'ye yönelik genç kitledeki algıyı ciddi oranda negatife çevirmişti.
Tam da böyle kritik bir süreçte, dünyanın farklı noktalarında yasakların peş peşe gelmesi dikkat çekici bulunuyor. Bu durum, kararların alınmasında sadece çocukların pedagojik gelişiminin değil, aynı zamanda politikacıların kontrolü elinde tutma arzusunun da etkili olabileceği şeklinde yorumlanıyor. Sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri yıllardır bilinmesine rağmen, somut adımların siyasi kriz dönemlerinde hızlanması, konunun çok boyutlu olduğunu gösteriyor.



