Piyasa verileri yükleniyor...
Çin, ABD'nin hedefindeki Venezuela'nın en büyük ekonomik destekçisiydi
Venezuela'nın yaptırımlara tabi petrol ihracatının büyük bölümünü satın alan Çin, petrol karşılığı kredi programları kapsamında milyarlarca dolarlık finansman sağladı.
HABERIN DEVAMI

ABD'nin askeri müdahalede bulunarak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoyması, başta petrol olmak üzere ülkenin ekonomik kaynaklarının geleceğine dair belirsizlik yaratırken, Çin'in Venezuela'daki siyasi etkisi ve ekonomik çıkarlarının akıbetine ilişkin kritik soruları da gündeme getirdi.

Müdahale öncesinde Venezuela petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunan Çin, petrol karşılığı kredi programları kapsamında milyarlarca dolarlık finansman sağlarken, iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler de 'her koşulda stratejik ortaklık' seviyesine çıkarılmıştı.

Çin, ABD'nin yaptırımları altındaki Venezuela ile siyasi ve ekonomik ilişkileri en hızlı gelişen ülkelerden biri olurken, bu süreçte Caracas yönetimi en büyük desteği Pekin'den gördü. Venezuela, petrol ihracatının önemli bir bölümünü Çin'e yaparken, karşılığında yüksek miktarda borç ve kredi aldı.

ABD müdahalesinin ardından Venezuela petrolünün Washington'ın kontrolüne geçmesi, Çin açısından yalnızca ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda küresel güç rekabetinde stratejik bir mevzinin yitirilmesi anlamına geliyor.

Petrol ticareti ve Çin'in payı

303 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervine sahip Venezuela, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 17'sini barındırıyor. Ancak 1970'lerde günlük 3,5 milyon varil olan petrol üretimi, yönetim sorunları, altyapı eksiklikleri ve yaptırımlar nedeniyle geçen yıl 1,1 milyon varile kadar geriledi. Bu düşüşle Venezuela'nın küresel üretimdeki payı yüzde 7'den yüzde 1'e indi.

Yaptırımlar döneminde Çin, Venezuela petrolünün en önemli alıcısı hâline geldi. Çin'in bu ülkeden günlük 300 bin ila 470 bin varil arasında petrol ithal ettiği tahmin ediliyor. PDVSA verilerine göre, ABD'nin Aralık 2025'te başlattığı askeri blokaj öncesinde Venezuela'nın günlük 952 bin varillik ihracatının 778 bin varili Çin'e yapıldı. Böylece Çin'in payı yüzde 81,7'ye kadar çıktı.

Resmî kayıtlarda doğrudan görünmeyen Venezuela petrolünün, Malezya ve üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı yollarla Çin'e aktarıldığı, büyük kamu şirketleri yerine Şandong eyaletindeki küçük özel rafinerilerde işlendiği öne sürülüyor.

Yatırımlar, krediler ve 'her koşulda stratejik ortaklık'

Çinli şirketler, Venezuela petrol sektöründeki en büyük yabancı yatırımcılar arasında yer alıyor. Amerikan Girişimi Enstitüsüne göre Çin, 2016'dan bu yana Venezuela'ya 2,1 milyar dolarlık petrol yatırımı yaptı. AidData verileri ise 2000-2023 döneminde Çin'in Venezuela'ya toplam 106 milyar dolar aktardığını ortaya koyuyor.

Özellikle Çin Kalkınma Bankasının petrol karşılığı kredi programı kapsamında 2007'den itibaren 60 milyar dolar kredi sağlandı. Bu mekanizma, Venezuela'nın petrol gelirlerini petro-dolar sistemi dışında kullanabilmesine imkân tanıdı. Ülkenin Çin'e olan mevcut borcunun 17-19 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Nicolas Maduro'nun 2023'teki Çin ziyaretiyle, ikili ilişkiler 'her koşulda stratejik ortaklık' düzeyine çıkarıldı. Bu adım, ABD yaptırımları altındaki Caracas yönetiminin uluslararası izolasyondan çıkma ve yatırımları sürdürme arayışının önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

ABD müdahalesi ve büyük güç rekabeti

ABD'nin müdahalesinin ardından uluslararası basında, bu adımın Çin'in Venezuela ve Latin Amerika'daki artan etkisini sınırlamaya yönelik olduğu yorumları öne çıktı. Pekin yönetimi, egemen bir devlete karşı güç kullanımını kınayarak, Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Çinli yetkililer, Venezuela'daki yatırımlarının ulusal ve uluslararası hukukla korunduğunu vurgularken, ülkedeki siyasi tablo nasıl değişirse değişsin ekonomik işbirliğinin süreceğini belirtti.

Venezuela'nın Çin'in toplam petrol ticareti ve yurt dışı yatırımları içindeki payının sınırlı olması nedeniyle, Pekin'in ABD müdahalesine karşı sert bir ekonomik misillemeye gitmesi beklenmiyor. Ancak ABD'nin Monroe Doktrini'ni yeniden canlandırma çabaları, Latin Amerika'da Çin-ABD rekabetini derinleştirecek yeni gerilim alanları yaratabilir.

İlişkili Haber
Kolombiya, ABD'nin olası saldırısına karşı egemenliğini askeri yollarla savunacak

Kolombiya, ABD'nin olası saldırısına karşı egemenliğini askeri yollarla savunacak

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...