Almanya’dan tatil için geldikleri İstanbul’da 'zehirlenme' şüphesiyle hastaneye kaldırılan ve tedavi sürecinde hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek’in ölümüne ilişkin açılan davada karar açıklandı.
Mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı ile Serkan Kışı’yı 18’er yıl, otel sahibi Hakan Oğlak’ı 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan Doğan Caferoğlu’nu ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanıklar olan otel çalışanları Muhammad Moeen Ud In Chıshtı ve Rustemshea Batyrov hakkında ise beraat kararı verildi.
Almanya’dan 9 Kasım 2025’te İstanbul’a gelen aile, 13 Kasım 2025’te “zehirlenme şüphesi” ile hastanede tedavi altına alınmış, ardından aynı aileden dört kişi hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili 4’ü tutuklu 6 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü ve duruşmada tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatlar hazır bulundu.
"Doğum Günü İçin Gelmişlerdi, 3 Cenaze Çıkardım"
Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik, duruşmada gözyaşları içinde şu ifadeleri kullandı:
“Çocuğum için adalet istiyorum. Benim çocuklarımın ne suçu vardı? Zehirlediniz. Vicdanınız nasıl rahat sizin? Benim damadım çok iyi bir adamdı. Söyleseydiniz başka otele giderdi. Benim kızım sağ olsaydı İzmir’e gelecekti. Gereken cezayı almalarını istiyorum. Onlar geri gelmeyecek. Bu acıyı hiçbir şey dindiremeyecek. Nasıl kıydınız? Değdi mi? Bize ‘burayı ilaçladık’ deyip geri gönderebilirdiniz. Benim damadım sizden para da talep etmezdi. Kızımın doğum günü için gelmişlerdi. Üç cenaze çıkardım. Biz yandık. Bizimkisinin telafisi yok. Başkası yanmasın. Bir annenin gözyaşını dindirin. Çocuğuma ‘ilaçlama yaptık’ diyebilirdiniz. Siz toprak öpmek nedir biliyor musunuz? Adaletinize sığınıyorum.”
“Tek Dileğimiz En Yüksek Cezayı Almalarıdır”
Servet Böcek’in babası Yılmaz Böcek, mahkemede şu sözleri söyledi:
“Karşınızda oturan zanlılar dört kişiyi öldürdü. Bu insanlar 10 sene ceza alsa da acımız dinmez. Tek dileğimiz en yüksek cezayı almaları. İçeride yattıkları her gün bizim çektiğimiz acıyı çeksinler.”
Tutuksuz sanık Rustemsha Batyrov ise:“Geçen duruşmada söylediklerimi tekrar ediyorum. Beraatimi talep ediyorum. Aileye başsağlığı diliyorum.”
Resepsiyon görevlisi Muhammed Moeen Ud Din Chishti de: “Vefat eden ailenin mekanı cennet olsun. Yakınlarına başsağlığı diliyorum. Beraatimi istiyorum.” dedi.
“İlaçlamadan Kaynaklandığını Düşünmüyorum”
Otel sahibi Hakan Oğlak, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Aileye başsağlığı diliyorum. Çok üzgünüm. Keşke benim başıma gelseydi. Sağlık sorunlarım nedeniyle otele sık gidemedim. İlaçlama benim bilgim dahilinde yapıldı. Bize birkaç gün girilmemesi gerektiği söylendi, biz de oteli havalandırdık. Hangi ilacın kullanıldığını bilmiyorum. Tüm talimatlara uyduk. 101 numaralı odadaki ilaçlamanın 202 numaralı odayı etkilemesi mümkün değildir. Otelde başka kimse etkilenmedi. Ben ilaçlamadan kaynaklandığını düşünmüyorum.”
“Olay Yeri İnceleme Ekipleri Gaz Tespit Etmedi”
Tutuklu sanık Serkan Kışı ise şu savunmayı yaptı:
“Aileye başsağlığı diliyorum. Olayın ilaçlamadan kaynaklanmadığını düşünüyoruz. Raporlar çelişkili. Midye ihtimali var. O gün midye yiyen kimse zehirlenmedi. Alüminyum fosfit ciddi gaz kokusu yapar ama kimse koku aldığını söylemedi. Olay yeri inceleme ekipleri gaz tespit etmedi. AFAD ölçümlerinde de bulgu yok. Ben olay günü uzaktaydım. Bilinçli taksirle yargılanamam.”
Avukatın “Karan bebek öldükten sonra neden devam ettiniz?” sorusuna ise: “Karan bebeğin ilaçlamadan öldüğünü bilmiyorduk.” yanıtını verdi. Zeki Kışı da son sözlerinde “Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Mahkeme, otel çalışanları Muhammad Moeen Ud In Chıshtı ve Rustemshea Batyrov hakkında beraat kararı verdi. Otel sahibi Hakan Oğlak, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İlaçlama firması sahibi Zeki Kışı ile Serkan Kışı hakkında 18’er yıl, ilaçlamayı yapan Doğan Caferoğlu hakkında ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi. Mahkeme ayrıca Halil Duran hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.
