Almanya’dan Türkiye’ye tatil amacıyla gelen ve İstanbul’da konakladıkları otelde zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldıktan sonra yaşamını yitiren Böcek ailesinin davasında hukuki süreç devam ediyor. 9 Kasım 2025 tarihinde anavatanlarına ayak basan anne Çiğdem Böcek, baba Servet Böcek ile çocukları 6 yaşındaki Kadir Muhammet ve 3 yaşındaki Masal, 13 Kasım'da fenalaşarak tedavi altına alınmış, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Yaşanan bu acı olayın ardından başlatılan dava, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.
Facianın Yaşandığı Otele İlişkin Yargı Süreci
Kamuoyunda derin bir üzüntü yaratan otel faciası sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, dördü tutuklu olmak üzere toplam altı sanık yeniden hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ailenin konakladığı otelde yapılan ilaçlama işlemlerinin ölümle sonuçlanan ağır ihmallere yol açtığı iddiasıyla yürütülen davada, davanın sanıkları arasında otel yetkilisi olan tutuklu Hakan Oğlak ve tesisin ilaçlama işlemini gerçekleştiren firmanın sahibi Serkan Kışı da bulunuyor.


İddianamenin Detayları ve İstenen Cezalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın oluş şekli ve ihmaller zinciri net bir şekilde ifade edildi. İddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın eylemleri detaylandırılarak, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan yargılanmaları istendi. Bu sanıkların her biri için 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Davanın bir diğer sanığı olan Rustemsha Batyrov hakkında ise ilk etapta taksirle ölüme neden olma suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Savcılık Mütalaasını Açıkladı: Bir Sanığa Beraat Talebi
Yargılama sürecinin ilerlemesiyle birlikte celse arası esasa ilişkin mütalaa mahkemeye sunuldu. Açıklanan yeni mütalaada, beş sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi yinelenirken, olayın sorumluluk tablosunda hukuki bir değerlendirme yapıldı. Sanık Rustemsha Batyrov'un eylemleri ile ailenin ölümü arasında doğrudan bir illiyet bağı(nedensellik bağı) kurulamaması nedeniyle, savcılık makamı bu sanığın beraatini talep etti.
Konaklama tesislerindeki güvenlik önlemlerinin ve profesyonel hizmet alımlarının önemini acı bir tecrübeyle gösteren bu dava, toplum tarafından yakından takip ediliyor. Mahkeme heyetinin tarafların son savunmalarını dinledikten sonra ilerleyen duruşmalarda nihai kararını açıklaması bekleniyor.
