Dünyanın en kritik enerji koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatılması, küresel piyasalar üzerinde benzeri görülmemiş bir jeopolitik risk dalgası başlattı. Hafta sonu alınan bu hamle, petrol fiyatları için dikey bir yükseliş beklentisi yaratırken, haftanın ilk işlem gününde dünya borsalarında kitlesel bir satış dalgasının yaşanabileceği endişelerini zirveye taşıdı.
Enerji Arzı Kesintisi Petrol Fiyatlarını Kontrolsüz Noktaya Taşıyabilir
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının büyük bir bölümünün güzergahı olan Hürmüz Boğazı, enerji arzı için kilit bir rol oynuyor. Bu koridorun kapanması, küresel tedarik zincirinde ikamesi olmayan bir boşluk yaratarak piyasaları dalgalandırıyor. Kapanmanın ilk etkileriyle birlikte brent petrol varil fiyatının 100 dolar sınırını hızla aşarak 120 dolar seviyelerine ulaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Krizin uzaması halinde ise fiyatların 150 dolar bandını test edebileceği; bu durumun sanayiden tarıma tüm sektörlerde maliyetleri derinden etkileyeceği öngörülüyor.
Merkez Bankalarının Faiz Politikaları Çıkmaza Girebilir
Finans piyasalarındaki en büyük risk, kırılgan dezenflasyon sürecinin bu yeni enerji şokuyla sekteye uğraması olarak görülüyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerinde doğrudan etki yaratması ve ekonomik büyüme tahminlerini aşağı çekmesi bekleniyor. Boğazın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından planlanan faiz indirimi takvimlerinin rafa kalkabileceği belirtiliyor. Aylardır indirim beklentileriyle yükselen hisse senedi piyasaları, stagflasyon endişesinin artmasıyla sert değer kayıplarına sahne olabilir.
Güvenli Liman Arayışı Borsalarda Likiditeyi Kurutuyor
İşlemlerin başlamasıyla birlikte riskli varlıklardan hızlı bir kaçış eğiliminin görülmesi bekleniyor. Yatırımcıların nakit paraya, altına ve ABD tahvillerine yönelmesiyle borsalardaki işlem hacimlerinin daralabileceği ve likiditenin aniden kesilebileceği tahmin ediliyor. Nakit akışının yavaşlaması ve algoritmik işlemlerin devreye girmesiyle piyasalardaki düşüş ivmesinin hızlanabileceği vurgulanıyor.
Gelişmekte Olan Ülkeler Ekonomik Darbe Alabilir
Yaşanan bu jeopolitik şoktan en çok, enerji ithalatına bağımlı konumda olan gelişmekte olan ülkelerin etkilenmesi bekleniyor. Enerji maliyetlerindeki ani artışın cari açık üzerinde baskı oluşturduğu ekonomilerde, döviz kurlarında yukarı yönlü hareketliliğin yaşanması kaçınılmaz bir sonuç olarak değerlendiriliyor. Yabancı sermayenin daha korunaklı pazarlara çekilmesi, yerel piyasalardaki oynaklığı artırıyor. Boğaz trafiğe açılmadığı sürece, finansal varlıklardaki dalgalanmanın süreceği ifade ediliyor.

