Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, kulübün 2026 yılı 1. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. Siyah-beyazlı takımın ne zaman iyi bir ivme yakalasa ve camia olarak birleşse, dışarıdan müdahalelerle yarışın dışına itildiğini savunan Adalı, Türk futbolundaki yönetim sistemine ve kararlara dikkat çekti.
"Kritik Maçlarda Aleyhimize Verilen Kararlar Kasıtlı"
Takımın her toparlanma sürecinde birilerinin devreye girdiğini belirten başkan, bütün kırılma noktalarında aleyhlerine çıkan kararların basit birer tesadüf olamayacağını vurguladı. Dünyanın her yerinde yarı otomatik ofsayt sistemi, VAR ve gol çizgisi gibi teknolojilerin hata payını sıfıra yaklaştırdığını ifade eden Adalı, Türkiye'de ise bu kuralların futbolu daha büyük tartışmalara sürüklediğini dile getirdi.
TFF ve MHK'ye Yönelik Sert İfadeler
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na doğrudan seslenen Serdal Adalı, hakem hatalarına karşı uygulanan toleransın bedelini kulüplerin ödediğini savundu. Hacıosmanoğlu'nun VAR hatalarını affetmeyeceğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Adalı, Merkez Hakem Kurulu (MHK) başkanının hala görevde kalmasını eleştirdi. Sahanın içine adalet gelmedikçe kalıcı başarının hayal olacağını belirten başkan, liyakatsiz kurulların ve talimatla sahaya çıkan hakemlerin ligi kendi kafalarına göre dizayn ettiğini öne sürdü. Ayrıca 2026 FIFA Dünya Kupası'na 86 milyonluk Türkiye'den tek bir hakemin dahi gönderilememesinin, sistemin ve eğitmenlerin yetersizliğini kanıtladığını ifade etti.
Yayıncı Kuruluşa Algı Operasyonu Suçlaması
Adalı'nın eleştiri oklarından yayıncı kuruluş da nasibini aldı. Maç yayınlarında kulübün lehine olan pozisyonların ekrana getirilmediğini, aleyhte olan kritik durumların ise anında gösterildiğini belirten başkan, bu durumun planlı bir algı yürütme çabası olduğunu ve yönetimin geçtiğimiz ocak ayından bu yana her şeyin farkında olduğunu sözlerine ekledi.
Ekonomik Bağımsızlık ve Yeni Transfer Politikası
Futbol yapılanması için istedikleri 1,5 yıllık sürede doğru temelleri attıklarını belirten Adalı, ayakları üzerinde duran ve ekonomik bağımsızlığını sağlamış bir Beşiktaş hayal ettiklerini vurguladı. Göreve geldiklerinden bu yana yalnızca iki transfer döneminde 72 milyon avroluk satış gerçekleştirdiklerini, takımın yaş ortalamasını 26'ya ve maaş bütçesini 34,1 milyon avroya düşürdüklerini açıkladı. Menajerlik giderlerinde yasal sınırların aşılmadığını, Gedson Fernandes transferinde ise kiralama bedeli gibi görünen 10 milyon avroluk tutarın, oyuncunun bonservisinin Benfica'da kalan yüzde 50'lik diliminin satın alınmasından kaynaklandığını detaylandırdı.
Dev Projeler ve Basketbolda Tarihi Başarı
Sponsorluk gelirlerinin kulübün mali bağımsızlığı için hayati önem taşıdığını ifade eden başkan, son dört ayda 1,9 milyar liralık 16 yeni anlaşma imzaladıklarını duyurdu. TÜPRAŞ ile uzatılan anlaşmadan 1 milyar 180 milyon lira, Beko'dan ise 500 milyon liraya yakın gelir elde edildiği ve bu peşin tutarların Bankalar Konsorsiyumu borçlarının ödenmesinde kullanılacağı açıklandı. Gayrimenkul tarafında ise Dikilitaş ihalesinden elde edilecek 8 milyar 730 milyon liralık gelirin 2,2 milyar liralık ilk peşinatıyla nisan ayı içinde Halk Bankası borcunun ana parasının kapatılacağı müjdelendi.
Avrupa'da Bütçe Değil Akıl Kazanıyor
Mali tablodaki düzelmenin yanı sıra, Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı'nın Avrupa Kupası'ndaki başarısına da geniş yer ayrıldı. Finale yükselen takımın, bütçesinin çok üzerindeki devasa rakipleri geride bıraktığını belirten Adalı, sportif başarı için dev bütçelerin tek şart olmadığını sahada kanıtladıklarını vurguladı. Gelecek sezon Avrupa Ligi'nde mücadele etmeyi hedeflediklerini belirten başkan, bu vizyonu sabırla tüm branşlara yayacaklarını ifade etti.

