Uluslararası Berlin Film Festivali (Berlinale) kapsamında düzenlenen basın toplantılarında, Alman gazeteci Tilo Jung'un jüri üyelerine ve sanatçılara yönelttiği Filistin ve İsrail konulu sorular gündeme geldi. Jung, uluslararası etkinliklerin bölgedeki duruma ilişkin tutumu ve sanatçıların sorumluluğu üzerine sorular sordu. Söyleşilerin ardından Jung, sosyal medya hesabından aldığı yanıtları ve basın toplantısının işleyişine dair gözlemlerini paylaştı.
Jüri Üyesi Puszczynska: 'Soru Adil Değil'
Gazeteci Jung, basın toplantısında jüri üyelerine Almanya hükümetinin İsrail'e verdiği destek ve Gazze'ye yönelik saldırılar hakkındaki görüşlerini sordu.
Soruya ilk yanıtı veren jüri üyesi Polonyalı yapımcı Ewa Puszczynska oldu. Puszczynska, sorunun 'biraz adil olmadığını' belirterek şu ifadeleri kullandı: 'Senegal'i ve diğer savaşları da konuşabiliriz. Siz en büyüğünü işaret ettiniz ama başka pek çok savaşta da soykırım işleniyor ve bunları konuşmuyoruz. İnsanlar, İsrail'i ya da Filistin'i destekleme yönündeki kararlarından sorumlu tutulamaz.'
Alman yönetmen Wim Wenders ise film yapımcılarının konumu hakkında değerlendirmede bulundu. Wenders, sinemanın siyasetten ayrı bir alanda durması gerektiğini savunarak, 'Bilerek siyasi filmler yaptığımızda siyasetin alanına gireriz. Oysa biz siyasetin karşı ağırlığıyız. Politikacıların değil, insanların işini yapmalıyız' şeklinde konuştu.
Neil Patrick Harris: 'Apolitik Kalmaya Çalışıyorum'
Toplantının devamında Tilo Jung, ABD'li oyuncu Neil Patrick Harris'e, 'Sanatınızı politik olarak değerlendiriyor musunuz? Eğer öyleyse, günümüz filmleri Avrupa ve Amerika'da yükselen faşizme karşı mücadelede nasıl yardımcı olabilir?' sorusunu yöneltti.
Harris, soruya verdiği yanıtta 'apolitik' kalmaya çalıştığını ifade etti. Oyuncu, bu duruşun çok daha dokunaklı, heyecan verici ve eğlenceli olduğunu belirtti.
Gazeteci Tilo Jung, sanatçılara yönelttiği bu soruların ardından düzenlenen son oturumlarda format değişikliğine gidildiğini açıkladı. Jung, önceki günlerin aksine gazetecilerden yalnızca iki soru alındığını, devamında ise moderatörün kendi sorularını yönelttiğini belirtti. Jung, gazetecilerin soru sormalarına getirilen bu sınırlamayı eleştirerek basın özgürlüğü çağrısında bulundu.



