Şimşek, yıllıklandırılmış ihracatın 275,8 milyar dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Nisan ayı dış ticaret verilerini paylaştı. Buna göre ihracat, Nisan ayında takvim etkisinin de katkısıyla yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi.
Aynı dönemde ithalat artışının ise yüzde 3,1 seviyesinde sınırlı kaldığı ifade edildi.
Şimşek, bu tabloyla birlikte yıllıklandırılmış ihracatın 275,8 milyar dolara ulaşarak Türkiye tarihinin en yüksek seviyesini gördüğünü vurguladı.
“Dış ticarette dönemsel dalgalanmalar olabilir” uyarısı
Bakan Şimşek, açıklamasında jeopolitik risklere de dikkat çekerek ikinci çeyreğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle küresel gerilimlerin sürdüğü bir ortamda dış ticaret görünümünde dönemsel dalgalanmalar yaşanabileceğini ifade etti.
Şimşek’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Jeopolitik gerginliklerin sürdüğü ikinci çeyrekte takvim etkisiyle dış ticaret görünümünde dönemsel dalgalanmalar olacaktır.”
Üretim ve rekabet gücü vurgusu
Ekonomi yönetiminin hedeflerine de değinen Şimşek, ihracat odaklı büyüme stratejisinin sürdüğünü belirtti. Küresel ekonomik koşulların zorlu olduğuna dikkat çeken Bakan Şimşek, döviz kazandıran sektörlerin desteklenmeye devam edeceğini söyledi.
Açıklamada ayrıca:
Üretimde dönüşümün desteklenmesi
Rekabet gücünü artıran yapısal adımların atılması
İhracatçı sektörlere yönelik desteklerin sürmesi
vurguları öne çıktı.
Küresel koşullar ihracat politikalarını şekillendiriyor
Ekonomi çevrelerine göre Türkiye’nin ihracattaki bu yükselişi, hem üretim kapasitesindeki artış hem de küresel pazarlardaki talep dinamikleriyle ilişkili. Ancak jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalar, dış ticaret üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Ekonomide ihracat odaklı görünüm
Son veriler, Türkiye’nin ihracatta güçlü bir ivme yakaladığını gösterirken, ithalat artışının sınırlı kalması dış ticaret dengesi açısından olumlu bir görünüm oluşturdu.
Uzmanlar, bu trendin sürdürülebilirliği için yüksek katma değerli üretim ve teknolojik dönüşümün kritik olduğuna dikkat çekiyor.
