Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile 12 Mart’ta İstanbul’da ortak basın toplantısı düzenleyerek Türkiye’nin COP31 sürecine ilişkin iklim politikası vizyonunu kamuoyuyla paylaşacak.
Türkiye İlk Kez COP Başkanlığı Yolunda
AA muhabirinin bakanlıktan aldığı bilgilere göre Türkiye, BM’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli platformu olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapacak ve konferans başkanlığını üstlenecek.
Antalya’daki EXPO alanında 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 hazırlıkları, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile COP31 Başkanı olarak görevlendirilen Bakan Murat Kurum koordinasyonunda yürütülüyor.
Bakan Kurum, Antalya’daki saha çalışmalarını yerinde incelerken aynı zamanda İstanbul’da BM COP sekretaryası ve önceki dönem başkanlık ekipleri ile diplomatik temaslarını sürdürüyor.
Uluslararası Diplomasi Trafiği Yoğunlaştı
Kurum, İstanbul’da gerçekleştirilen COP31 başlangıç toplantılarına başkanlık ederek BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell başta olmak üzere birçok uluslararası temsilciyle görüşmeler yaptı.
Görüşmeler kapsamında; Azerbaycan, Avustralya ve Brezilya temsilcileri ile iklim finansmanı, karbon piyasaları ve uyum politikaları gibi kritik başlıklar ele alındı.
Geçtiğimiz hafta Ankara’da STK temsilcileriyle bir araya gelen Kurum, COP31 hazırlıkları ve Antalya’daki organizasyon altyapısı hakkında bilgi verdi.
Türkiye’nin İklim Diplomasisinde Yeni Dönem
COP31’e Türkiye’nin ev sahipliği yapması, küresel iklim politikalarında diplomatik etkinlik açısından kritik önem taşıyor.
COP toplantılarında; sera gazı azaltım hedefleri, iklim finansmanı, kayıp ve zarar mekanizmaları ile karbon piyasalarının kuralları belirleniyor. Paris Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin teknik düzenlemeler de bu platformlarda şekilleniyor.
Türkiye’nin ev sahipliği süreci, aynı zamanda yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandırma potansiyeli taşıyor. Yenilenebilir enerji projeleri, sürdürülebilir şehircilik ve iklim uyum programları daha güçlü şekilde gündeme gelecek.
Uluslararası finans kuruluşlarının ilgisinin artmasıyla Türkiye’nin iklim finansmanı ve temiz enerji yatırımlarını çekme kapasitesinin güçlenmesi bekleniyor.
Zirveye katılacak on binlerce delege, Antalya başta olmak üzere Türkiye’de turizm, konaklama ve hizmet sektörlerinde önemli ekonomik hareketlilik oluşturacak.

