Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlık bünyesinde kurulan özel bir birimin, geçmişte takipsizlik kararı verilen ancak toplumda derin yankı uyandıran dosyaları mercek altına aldığını duyurdu. Bakan Gürlek, Gülistan Doku soruşturması başta olmak üzere, faili meçhul kalan olaylarda tecrübeli isimlerin dosyaları tek tek inceleyeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı sisteminde adalete olan güveni pekiştirecek yeni bir yapının detaylarını paylaştı. Bakanlık bünyesinde oluşturulan özel birim, özellikle kamuoyunda hassasiyet oluşturan ve infial uyandıran davalara odaklanacak.
Bakan Gürlek, "Bir birim kurduk. Faili meçhuller ve daha önce takipsizlik kararı verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor. Tecrübeli gözlerin bu dosyalara yeniden bakması eksik ve aksak noktaların tespiti açısından büyük önem taşıyor," dedi. Her dosyanın sonucunun değişeceği garantisi verilmese de, her davanın titizlikle ve kararlılıkla üstüne gidileceğini vurguladı.
"ÖNEMLİ OLAN CESEDİN YERİNİ BULMAK"
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına da değinen Bakan Gürlek, sürecin kararlılıkla devam ettiğini belirtti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şu an 11 tutuklunun bulunduğunu hatırlatan Gürlek, dönemin valisi hakkındaki incelemelerin de sürdüğünü ifade etti.
Doku'nun akıbetine ilişkin gelen sorular üzerine Bakan Gürlek, "Önemli olan cesedin yerini tespit etmek. Arkadaşlarımız bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyor," şeklinde konuştu.
"TOPLUMSAL HASSASİYET ÖNCELİĞİMİZ"
Adalet Bakanı, her davanın tarafları için kıymetli olduğunu ancak yeni kurulan birimin öncelikli olarak toplumsal vicdanı yaralayan olaylara yoğunlaştığını söyledi. Bu hamleyle birlikte, uzun süredir sonuçlanmayan veya teknik eksiklikler nedeniyle kapatıldığı düşünülen dosyaların yeniden canlandırılması ve faili meçhul olayların aydınlatılması hedefleniyor.
Bakanlığın bu kararlı tutumu, yargı süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle dijital delillerin ve yeni kriminal tekniklerin kullanımıyla, tozlu raflarda bekleyen dosyaların yeniden incelenmesinin adaletin tecellisine katkı sunması bekleniyor.

