Bakan Göktaş duyurdu: Merkezi İzleme Sistemi ile binlerce haneye ulaşıldı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yeni hayata geçirdiği Merkezi İzleme Sistemi sayesinde on binlerce ihtiyaç sahibi vatandaşa ulaştı.

HABERIN DEVAMI

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye genelindeki sosyal hizmet ağlarını daha kapsayıcı ve hızlı bir yapıya kavuşturan Merkezi İzleme Sistemi'nin ilk saha sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim 2025 tarihinde hayata geçirilen bu yenilikçi teknolojik altyapı sayesinde, 955 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) görevlileri yardıma muhtaç vatandaşların kapısını tek tek çalıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak hem yaşlıların hem de çocukların hayatına doğrudan dokunan adımlar atmayı sürdürüyor.

Yaşlılar ve kimsesiz çocuklar için dev seferberlik

Bakan Göktaş'ın detaylarını aktardığı çalışmalara göre, saha ekipleri Türkiye'nin dört bir yanında oldukça titiz bir süreç yürütüyor. Öz bakım gereksinimlerini tek başına karşılamakta güçlük çeken yaşlı vatandaşların yaşadığı 32 bin 203 haneye bizzat ulaşıldı. Devletin şefkat elini yakından hisseden yaşlıların yanı sıra, ebeveyn kaybı yaşayan 23 bin 545 öksüz ve yetim çocuk da evlerinde ziyaret edilerek durumları incelendi. Gerçekleştirilen bu ziyaretler, yalnızca maddi destek sağlamakla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda dezavantajlı gruptaki vatandaşların psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının da yakından takip edilmesine, gerekli sosyal destek uzmanlarının devreye girmesine olanak tanıyor.

Sosyal risk haritası ile tehlikelere erken müdahale

Ülke genelinde aktif olarak uygulanan Merkezi İzleme Sistemi, "Sosyal Risk Haritası" ve "Çocuklar Güvende" projeleriyle tam entegre bir biçimde işliyor. Sağlanan bu teknolojik ve yapısal entegrasyon, olası toplumsal risklerin ve olumsuz mağduriyetlerin henüz büyümeden erkenden tespit edilmesini sağlıyor. Saha ve hane ziyaretleri sonucunda elde edilen veriler, bakanlık bünyesindeki uzmanlar tarafından titizlikle analiz ediliyor. Tespit edilen özel durumlara ve acil ihtiyaçlara göre vatandaşlar, en doğru devlet kurumlarına vakit kaybetmeden, hızlıca yönlendiriliyor. Bu sayede bürokratik engeller en aza indirilerek hizmetin doğrudan vatandaşa ulaşması temin ediliyor.

Kurumlar arası koordinasyonla kalıcı çözümler üretiliyor

Yapılan kapsamlı incelemeler neticesinde, özel uzman desteği veya farklı devlet hizmetleri gerektiren 3 bin 551 vaka doğrudan Sosyal Hizmet Merkezlerine aktarıldı. Ayrıca eğitim çağındaki çocukların ve gençlerin durumu göz önüne alınarak 329 vaka eğitimlerine devam edebilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığına, istihdam ihtiyacı bulunan 273 vaka ise İŞKUR yetkililerine bildirildi. Kurumlar arası sağlanan bu güçlü koordinasyon, sorunların sadece geçici pansumanlarla değil, kalıcı ve bütüncül bir yaklaşımla çözülmesine büyük katkı sunuyor.

Türkiye'nin değişen demografik yapısı ve modernleşme sürecinin beraberinde getirdiği yeni sosyal ihtiyaçlar, devletin koruyucu kalkanının önemini her geçen gün daha da görünür kılıyor. Bu bilinçle hareket eden yetkililer, "Aile ve Nüfus On Yılı" stratejisi çerçevesinde sadece günübirlik çözümler üretmek yerine, geleceğe dönük kalıcı sosyal politikalar geliştiriyor. Hanelerin refahı, huzuru ve güvenliği için teknolojinin tüm imkanlarını sahaya yansıtan bakanlık, önümüzdeki süreçte koruyucu ve önleyici hizmet ağını daha da genişleterek dezavantajlı grupların yanında olmaya devam etmeyi hedefliyor. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren bu adımlar, geleceğin güçlü ve huzurlu toplumunun inşasında kritik bir rol üstleniyor.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...