Dünya Kupası'nda D Grubu'nu ikinci sırada tamamlayarak son 32 turuna adını yazdıran Avustralya, turnuvanın en genç ve heyecan verici kadrolarından biri olarak öne çıkıyor. Turnuvada oynadığı oyunla otoritelerden tam not alan 23 yaşındaki Jordie Bos, Paraguay karşısındaki 0-0'lık beraberlikte takımının en etkili ismi oldu. Feyenoord forması giyen yetenekli oyuncu, hem savunma hem de hücum hattındaki çok yönlü performansı ve 36,7 km/sa ile turnuvanın en hızlı oyuncusu olmasıyla dikkat çekiyor.
Genç Yetenekler Sahne Alıyor
Avustralya, 2006 yılındaki "altın jenerasyonunun" aksine, North America'daki bu turnuvada genç yeteneklerin ağırlıkta olduğu bir kadroyla mücadele ediyor. Özellikle 18 yaşındaki Lucas Herrington'ın, bir Dünya Kupası maçında ilk 11 başlayan en genç Avustralyalı oyuncu unvanını kazanması ve hatasız oyunu, teknik direktör Tony Popovic'in gençlere olan güvenini haklı çıkardı. Nestory Irankunda gibi isimlerin de katılımıyla "Baby-roos" olarak adlandırılan bu yeni jenerasyon, Avustralya futbolunun geleceği için umut vadediyor.
Popovic: Neden Şimdi Özel Bir Grup Olmasın?
Takım arkadaşlarının "korkusuz" olarak tanımladığı Jordie Bos'un yanı sıra, 17 oyuncunun ilk Dünya Kupası deneyimini yaşadığı bu kadro, futbol dünyasında merakla izleniyor. Bir sonraki Dünya Kupası'nın Fas, Portekiz ve İspanya ev sahipliğinde gerçekleşecek olması, Avustralyalı gençlerin tecrübe kazandıkça ne kadar ileri gidebileceği konusundaki beklentileri artırıyor.
Teknik direktör Tony Popovic, mevcut kadronun 4-8 yıl içinde özel bir grup haline geleceğini ancak kendi hedeflerinin "şimdi" olduğunu vurguluyor. "Neden bu grup şimdi özel bir grup olmasın?" ifadesiyle takımına olan inancını dile getiren Popovic, oyuncularının turnuvadaki her anı değerlendirerek sınırlarını zorladıklarını belirtiyor. Avustralya, bu genç ve inançlı kadrosuyla turnuvanın sürpriz ekiplerinden biri olmaya aday.
