Dünyanın en prestijli akademik kurumlarından olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Harvard Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Türk bilim insanı Prof. Dr. Ömer Yılmaz, engin akademik birikimini Türkiye'ye taşıyarak iki ülke arasında eşsiz bir bilim köprüsü kurdu. 48 yaşındaki başarılı akademisyen, vefat eden doktor babası Mehmet Zihni Yılmaz'ın vasiyeti üzerine harekete geçerek 2019 yılından bu yana İzmir'deki Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi (EgeSAM) ile uluslararası ortak projeler yürütüyor. Yılmaz'ın öncülüğünde hayata geçirilen bu kapsamlı işbirlikleri, hem Türk hem de Amerikalı araştırmacılar için global düzeyde bilgi alışverişi ve eşsiz bir deneyim imkanı yaratıyor.
Babasının vasiyeti hayatının merkezinde
1974 yılında tıp fakültesinden mezun olduktan sonra uzmanlık eğitimi için ABD'ye yerleşen doktor Mehmet Zihni Yılmaz, mesleki kariyeri boyunca ailesine Türk kimliğini yaşatmayı öğütledi. Babasını en büyük rol modeli olarak görüp tıp alanına yönelen Prof. Dr. Ömer Yılmaz, babasının 2011 yılındaki vefatından önce kendisine bıraktığı manevi mirası hayatının merkezine koydu. Babasının, "Türkiye ile bağınızı koparmayın. Türkiye'deki bilim insanlarıyla birlikte çalışın ve hastalara faydalı olun." şeklindeki sözlerini kendisine rehber edinen Yılmaz, bu değerli vasiyeti yerine getirmek için akademik kariyerinin önemli bir bölümünü ülkesine adadı.
Bilim köprüsü kurarak kendimi mutlu hissediyorum
2019 yılında Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tuncay Göksel ile tanışarak önemli bir adım atan Yılmaz, Kovid-19 salgını döneminde ailesiyle birlikte iki yıl boyunca İzmir'de yaşadı. Bu süreçte hem bilimsel çalışmalarını sürdüren hem de öğrenci değişim programlarına hız kazandıran ünlü profesör, Türkiye'nin biyoteknoloji potansiyeline olan inancını şu sözlerle anlattı:
"Türkiye'ye gelince hem babamın vasiyetini yerine getiriyorum hem de çocuklarıma bu sevgiyi aşılıyorum. Türkiye çok güzel bir ülke. İmkanlar dahilinde araştırmacılar çok iyi işler yapıyor. Türkiye ile ABD arasında bilim köprüsü kurarak kendimi yararlı ve mutlu hissediyorum. Türkiye biyoteknoloji ve tıbbı bilim alanlarında çok büyük adımlar atacak. Savunma sanayisi nasıl gelişti, umarım biyoteknoloji alanında da hız kazanacak."
Uluslararası laboratuvarların kapıları Türk araştırmacılara açılıyor
Amerikalı uzmanların İzmir'de eğitim vermesi ve Türk araştırmacıların ABD'deki modern laboratuvarlarda çalışma imkanı bulması, kurulan bu akademik köprünün en somut çıktıları arasında yer alıyor. Genç beyinlerin küresel çapta bilimin nasıl üretildiğini görmelerinin vizyonlarını büyük ölçüde genişleteceğinin altını çizen Yılmaz, TÜBİTAK gibi kurumların sağladığı desteklerin önemine dikkat çekerek şunları paylaştı:
"Ege Üniversitesi dışında Amerika'daki laboratuvarıma Türkiye'nin birçok yerinden TÜBİTAK burslarıyla geliyorlar. Bu burs mekanizmasını çok önemsiyorum. Gerçekten öğrencilere bu imkanı sunmak önemli. Amerika'da, Avrupa'da ve Çin'de bilimin nasıl yapıldığını görmek insanı daha ileriye götürüyor."
Şu an aralıksız devam eden projelerle birlikte, MIT ve Türk üniversiteleri arasındaki akademik etkileşim her geçen gün giderek artıyor. Öğrenci değişim programları ve ortak klinik araştırmalarla güçlenen bu vizyoner yapı, gelecek nesil araştırmacıların dünya çapında söz sahibi olabilmesi için sağlam bir zemin hazırlamaya devam ediyor.

