Avrupa’daki havaalanlarını temsil eden sektör kuruluşu, kıtanın kısa süre içinde ciddi bir jet yakıtı sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Yapılan değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması durumunda Avrupa genelinde üç hafta içinde sistemik bir yakıt krizi yaşanabileceği ifade edildi.
Kuruluş, Avrupa Komisyonu’na gönderdiği yazıda, oluşabilecek yakıt sıkıntısının yalnızca havacılık sektörünü değil, Avrupa ekonomisinin genelini de olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.
Ekonomik Etki ve Yaz Sezonu Riski
Havacılık sektörünün Avrupa ekonomisi için taşıdığı önem vurgulanırken, hava bağlantısının yıllık yüz milyarlarca euro düzeyinde ekonomik katkı sağladığı ve milyonlarca kişiye istihdam oluşturduğu belirtildi. Aynı zamanda ihracatın önemli bir kısmının hava yolu taşımacılığıyla gerçekleştiği ifade edildi.
Yaz seyahat sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, olası yakıt sıkıntısının uçuş planlarını ve yolcu trafiğini doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Yakıt Fiyatları Hızla Yükseldi
Son haftalarda jet yakıtı fiyatlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Varil başına fiyatların 150 ila 200 dolar aralığına yükseldiği ve bu artışın sektör maliyetlerini ciddi şekilde etkilediği bildirildi.
Yakıt giderlerinin, havayolu şirketlerinin toplam işletme maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturduğu biliniyor. Bu nedenle fiyatlardaki artışın sektöre doğrudan yansıdığı ifade ediliyor.
AB’ye Acil Önlem Çağrısı
Sektör temsilcileri, Avrupa Birliği’nden jet yakıtı arzını güvence altına almak için acil adımlar atılmasını talep etti. Bu kapsamda, mevcut ve olası yakıt arzının detaylı şekilde analiz edilmesi, alternatif ithalat kaynaklarının belirlenmesi ve tedarik zincirine yönelik risklerin değerlendirilmesi önerildi.
Ayrıca, jet yakıtı ithalatına yönelik bazı kısıtlamaların geçici olarak kaldırılması gerektiği vurgulandı. Mevcut düzenlemelerin, tedarikçiler üzerinde caydırıcı etki oluşturduğu ve yaz dönemi için anlaşmaların yapılmasını zorlaştırdığı ifade edildi.
Toplu Alım ve Destek Mekanizmaları Gündemde
Öneriler arasında, Avrupa genelinde toplu jet yakıtı alımı yapılması ve rafinerilere üretim yükümlülükleri getirilmesi de yer aldı. Bunun yanı sıra, olası bir kriz durumunda havaalanları, havayolu şirketleri ve yer hizmeti sağlayıcılarının devlet desteklerinden faydalanması gerektiği belirtildi.
Sektör, alınacak önlemlerin zamanında uygulanmaması halinde hem havacılık faaliyetlerinin hem de ekonomik dengelerin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiyor.
