Güney Kore ve Japonya arasında, tarihi gerilimlerin gölgesinde süregelen güvenlik ilişkileri yeni bir döneme giriyor. Seul'de bir araya gelen Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-back ve Japon mevkidaşı Shinjiro Koizumi, bölgedeki "ciddi güvenlik ortamına" karşı iki ülke arasındaki iş birliğinin artırılması konusunda mutabık kaldı.
Bölgesel Güvenlik İçin Kritik Mutabakat
Güney Kore Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, her iki bakanın da bölgesel barış ve istikrarın korunması amacıyla ABD ile olan üçlü ortaklıklar da dahil olmak üzere, iki taraflı iş birliğini sürdürme görüşünü paylaştığı belirtildi. Özellikle Kuzey Kore’nin nükleer silah geliştirme programı ve Pyongyang’ın Rusya ile kurduğu askeri bağlar, iki ülkeyi ortak bir güvenlik stratejisine zorunlu kılıyor.
Tarihi Sorunlara Rağmen İleri Adım
Güney Kore ve Japonya, 2022'den bu yana ABD'nin teşvikiyle, geçmişin getirdiği "acı verici" tarihsel farklılıkları aşarak ilişkileri güçlendirme politikası izliyor. 2019 yılında istihbarat paylaşım paktı GSOMIA'nın askıya alınmasıyla kopma noktasına gelen ikili ilişkiler, 2025 ve 2026 yıllarında atılan adımlarla yeniden onarılmaya çalışılıyor. Başkan Lee Jae-myung ve Başbakan Sanae Takaichi, enerji iş birliği ve mekik diplomasisini derinleştirerek bu süreci destekliyor.
Arama-Kurtarma Tatbikatları Canlanıyor
Görüşmenin en somut sonuçlarından biri, yaklaşık on yıldır yapılmayan ortak arama-kurtarma tatbikatlarının yeniden başlatılması oldu. İki ülkenin hava kuvvetlerine bağlı akrobasi takımları olan Güney Kore’nin "Black Eagles"ı ve Japonya’nın "Blue Impulse"ı arasındaki değişim programlarının teşvik edilmesi, askeri seviyedeki yakınlaşmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca taraflar; yakıt, gıda ve mühimmat gibi alanları kapsayan askeri-lojistik destek anlaşması üzerinde de müzakerelerini sürdürüyor.
Gerilim Kaynakları Hâlâ Masada
Güney Kore ve Japonya arasındaki yakınlaşma çabalarına rağmen, köklü anlaşmazlıklar varlığını koruyor. İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan "zorla çalıştırılan kadınlar" konusu ve tartışmalı adalar (Dokdo/Takeshima) üzerindeki egemenlik ihtilafları, diplomatik süreçleri zaman zaman sekteye uğratıyor. İki taraf da bu engellere rağmen, artan bölgesel tehditler karşısında pragmatik bir güvenlik ajandasında birleşmeyi önceliklendirmiş durumda.
