ABD'nin Nogales şehrinden başlayıp Meksika'nın Sonora eyaletindeki kardeş şehre kadar uzanan yürüyüş, hem dini bir dayanışma hem de sosyal bir mesaj niteliği taşıdı. Kilise temsilcileri, kavurucu sıcaklar altında yaptıkları yürüyüşle, çölde hayatta kalma mücadelesi veren göçmenlerin durumuna dikkat çekti. Tucson Piskoposu James Misko, "Birlikte yaşamak istiyoruz, kilisenin asıl amacı budur" mesajını vererek, sınırın her iki yakasındaki ruhani temsilcilerin ortak bir duruş sergilediğini belirtti.
Göçmenlik Politikalarına Sert Eleştiri
Katolik liderler ve Papa Leo, son dönemde ABD'de uygulanan toplu sınır dışı etme kararları, gözaltı merkezlerindeki koşullar ve sığınmacılara erişim kısıtlamaları gibi politikaları eleştiriyor. ABD Yüksek Mahkemesi'nin, sığınmacıların sınırda geri çevrilmesine ve bazı göçmen grupların koruma haklarının kaldırılmasına yönelik kararları, kilise çevrelerinde büyük üzüntüyle karşılandı. Piskopos Mark Seitz, gözaltı merkezlerindeki papazların tutuklulara erişiminin engellendiğini belirterek, "Bu insanlar en çok Tanrı'ya ihtiyaç duydukları bir dönemdeler ve onlara hizmet edemememiz çok talihsiz bir durum" ifadesini kullandı.

Vatikan'dan Küresel Dayanışma Vurgusu
Göçmen hakları konusunda çalışmalar yürüten Vatikan destekli kuruluşlar, sadece ABD-Meksika sınırında değil, Venezuela'dan Haiti'ye ve Orta Doğu'ya kadar dünyanın her yerinde göçmenlere insani destek sağladıklarını vurguluyor. Göçmenlerin yeniden entegrasyonu ve daha merhametli politikalar geliştirilmesi için aktif rol alan kilise yetkilileri, bu çabaların küresel bir zorunluluk olduğunu savunuyor.
Öte yandan Papa Leo'nun, 4 Temmuz'da ABD'nin kuruluşunun 250. yıl dönümünde, Afrika ve Orta Doğu'dan gelen göçmenlerin Avrupa'ya geçiş kapısı olan İtalya'nın Lampedusa adasında ayin düzenleyeceği açıklandı. Bu sembolik adım, kilisenin göçmen hakları konusundaki küresel duyarlılığının altını çiziyor.
