Sağlıklı yaşam ve uzun ömür denildiğinde akla ilk gelen beslenme modellerinden biri olan Akdeniz diyeti, bilim dünyasında yankı uyandıran yeni bir çalışmayla bir kez daha gündemde. ABD ve Yunanistan'daki araştırmacıların ortaklaşa yürüttüğü ve tam yirmi yıl süren kapsamlı bir çalışma, bu beslenme tarzının sadece genel sağlığı iyileştirmekle kalmayıp, inme (felç) riskini de ciddi oranda düşürdüğünü kanıtladı. Neurology Open Access dergisinde yayımlanan sonuçlar, beslenme alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki kritik rolünü gözler önüne seriyor.
Sofraların Değişmesi Beyin Sağlığını Koruyor
Araştırma, zeytinyağı, kuruyemiş, deniz ürünleri, tam tahıllar ve sebzeler açısından zengin bir beslenme düzeninin, inme türlerinin tamamına karşı koruyucu bir kalkan oluşturduğunu gösteriyor. Bilim insanları, bu beslenme tarzını benimseyen bireylerin, felç geçirme riskinin %25'e varan oranlarda azaldığını tespit etti.
Çalışma kapsamında, yaş ortalaması 53 olan ve daha önce hiç felç geçmişi bulunmayan 105.614 kadın katılımcı incelendi. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları, Akdeniz diyetine uyumlarına göre sıfır ile dokuz arasında puanlandı. Tam tahıllı tahıllar, meyveler, sebzeler, baklagiller, zeytinyağı ve balık tüketimi yüksek olanlar ile alkolü ölçülü tüketenler daha yüksek puanlar aldı. Buna karşılık, kırmızı et ve süt ürünleri tüketiminin ortalamanın altında olması da puan kazandıran faktörler arasındaydı.

Her Türlü Felç Riskini Azaltıyor
Araştırmanın en dikkat çekici yanı, diyetin sadece genel inme riskini değil, alt türleri de engellemede etkili olmasıydı. Tıpta iskemik inme olarak bilinen ve beyne giden kan akışının engellenmesiyle oluşan pıhtı kaynaklı felç türü ile beyin kanaması sonucu oluşan hemorajik inme risklerinin her ikisinde de düşüş gözlemlendi.
Çalışmanın başyazarı Sophia Wang, elde edilen verilerin önemini şu sözlerle vurguladı: 'Bulgularımız, sağlıklı bir diyetin inme önlemede kritik olduğunu gösteren kanıtları destekliyor. Özellikle hemorajik inme riskindeki düşüşü görmek bizi heyecanlandırdı çünkü bu spesifik inme türü üzerine yapılan geniş çaplı çalışmalar oldukça azdı.'
İstatistikler Umut Verici
Katılımcıların ortalama 21 yıl boyunca takip edildiği çalışmada, sigara kullanımı, fiziksel aktivite düzeyi ve yüksek tansiyon gibi diğer risk faktörleri hesaba katılarak yapılan düzeltmelerden sonra çarpıcı sonuçlar elde edildi. Diyete en sadık kalan gruptakilerin, en az uyan gruba göre genel felç geçirme ihtimalinin %18 daha düşük olduğu belirlendi. Daha detaylı incelemede ise bu grubun iskemik inme geçirme riskinin %16, hemorajik inme geçirme riskinin ise %25 daha az olduğu saptandı.
Dünya genelinde her yıl 15 milyondan fazla insan inme geçiriyor. Bu vakaların 5 milyonu ölümle sonuçlanırken, 5 milyonu ise kalıcı sakatlıklarla yaşamına devam etmek zorunda kalıyor. Bu tablo göz önüne alındığında, sadece beslenme alışkanlıklarını değiştirerek riskin dörtte bir oranında azaltılabilmesi, halk sağlığı açısından devasa bir potansiyel taşıyor.

Uzmanlardan 'Harekete Geçin' Çağrısı
Araştırmada yer almayan bağımsız uzmanlar da sonuçları memnuniyetle karşıladı. İngiltere merkezli Stroke Association'ın yöneticisi Juliet Bouverie, her 10 inme vakasından 9'unun önlenebilir olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
'Akdeniz diyetinin kalp damar hastalıkları riskini düşürdüğü uzun zamandır biliniyordu. Ancak bu çalışmanın, toplam inme riskinin yanı sıra hem iskemik hem de hemorajik inmeleri azalttığını göstermesi çok değerli. Özellikle daha az görülen ama çok daha şiddetli seyreden kanamalı inme türü üzerindeki etkisi oldukça umut verici.'
Uzmanlar, bu çalışmanın bir neden-sonuç ilişkisinden ziyade güçlü bir birlikteliği gösterdiğini belirtse de, doğal beslenme ve işlenmiş gıdalardan uzak durmanın beyin sağlığı için en güvenli liman olduğu konusunda hemfikir. Çalışmanın sadece kadınlar üzerinde yapılmış olması bir sınırlılık olarak görülse de, elde edilen verilerin genel nüfus için de güçlü ipuçları barındırdığı düşünülüyor.


