İtalyan basınında geniş yankı uyandıran kararın, iki ülke arasındaki askeri iş birliği protokollerini ve diplomatik ilişkileri test eden bir süreci başlattığı belirtiliyor.
Haber Verilmeden İletilen Uçuş Planı Krizi
Corriere della Sera gazetesinin aktardığı bilgilere göre kriz, İtalya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Luciano Portolano'nun, Bakan Crosetto’ya ilettiği acil bir raporla başladı. ABD uçaklarının, henüz havadayken Sigonella’ya iniş yapıp ardından Orta Doğu’ya devam etmeyi öngören uçuş planlarını İtalyan Hava Kuvvetleri'ne bildirdiği anlaşıldı.
Yapılan incelemelerde, söz konusu uçuşlar için önceden resmi bir yetki talep edilmediği ve İtalya Genelkurmayı'na danışılmadığı saptandı. Ayrıca uçuşların "normal lojistik faaliyet" kapsamına girmediği, bu nedenle İtalya ile ABD arasındaki mevcut ikili anlaşmaların dışına çıktığı doğrulandı. Bakan Crosetto'nun, usulsüz bulunan bu duruma karşı İtalya-ABD ilişkilerini etkileme pahasına sert bir duruş sergileyerek uçaklara onay vermediği kaydedildi.
Roma'nın "Savaşa Hayır" Stratejisi ve Parlamenter Onay Şartı
Yaşanan bu gizli kriz, İtalyan hükümetinin Orta Doğu’daki çatışmalara yönelik mesafeli tavrını bir kez daha gözler önüne serdi. Başbakan Giorgia Meloni, daha önce yaptığı açıklamalarda üslerin ancak bombardıman amacı gütmeyen rutin operasyonlar için kullanılabileceğini, bunun dışındaki her türlü askeri desteğin parlamento onayına tabi olduğunu vurgulamıştı.
Dışişleri Bakanı Antonio Tajani’nin "İtalya savaşta değildir ve savaşa girmeyecektir" şeklindeki kararlı tutumuyla paralel ilerleyen bu süreç, Sigonella Üssü’nün stratejik konumunu da tartışmaya açtı. Hem İtalya Hava Kuvvetleri hem de NATO unsurlarına ev sahipliği yapan üssün, İtalya'nın egemenlik hakları gözetilmeden kullanılmak istenmesi, Roma yönetiminin ulusal güvenlik ve hukuk çerçevesindeki kırmızı çizgilerini netleştirmesine neden oldu.

