İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından İran'ın güney bölgelerine yönelik gerçekleştirilen hava saldırılarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. X sosyal medya platformu üzerinden konuya dair resmi bir açıklama yapan Kalibaf, Washington yönetiminin bölgedeki askeri hamlelerinin diplomatik zeminleri zedelediğini savundu.
14 Maddelik Mutabakat Zaptı İhlali
İranlı yetkili, paylaştığı mesajda ABD'nin politikalarını eleştirerek, taraflar arasındaki 14 maddelik mutabakat zaptında yer alan bazı kritik maddelerin açıkça ihlal edildiğini öne sürdü. Kalibaf'ın açıklamalarına göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki düzenlemelerinin yok sayılması, askeri saldırı tehditlerinin sürdürülmesi ve İran'ın güney bölgelerinin doğrudan hedef alınması bu ihlallerin başında geliyor. Ayrıca, petrol yaptırımlarının yeniden yürürlüğe konulması ve İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırıları da Tahran yönetiminin tepki gösterdiği ana başlıklar arasında yer aldı.
"Baskı Dönemi Sona Ermiştir"
Bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde verilen mesajların tonu da oldukça ölçülü ancak kararlıydı. İran Meclis Başkanı, ABD'nin askeri ve ekonomik baskı araçlarını kullanmasına atıfta bulunarak, "Zorbalık ve baskıyla taviz koparma dönemi sona ermiştir." ifadelerini kullandı. Bu tür yöntemlerin hiçbir sonuç vermeyeceğini belirten Kalibaf, Tahran yönetiminin mevcut tutumundan geri adım atmayacağının altını çizdi.
CENTCOM'un Sirik ve Bender Abbas Operasyonu
Gerilimin askeri boyutunda ise ABD'nin İran'ın güneyindeki stratejik noktalara düzenlediği harekat bulunuyor. Washington yönetimi, küresel enerji ticareti açısından kritik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Sirik ve Bender Abbas kentlerine gece saatlerinde askeri bir operasyon gerçekleştirmişti.
Konuya ilişkin ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan resmi duyuruda, operasyonun gerekçesi olarak İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik eylemleri gösterildi. Açıklamada, küresel ticari gemi trafiğini güvence altına almak amacıyla misilleme olarak 80'den fazla askeri hedefin vurulduğu belirtildi. Yaşanan bu son gelişmeler, Orta Doğu'daki mevcut güvenlik durumunun daha da hassas bir evreye girdiğini gösteriyor.
