ABD'nin Teksas eyaletine bağlı Houston kentinde, Lorenzo Salgado Araujo isimli göçmenin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanları tarafından vurularak öldürülmesinin ardından sular durulmuyor. Salı günü sabah saatlerinde meydana gelen ve bölgedeki Latin kökenli nüfus arasında büyük infiale yol açan olayın ardından, adli sürece ilişkin kritik iddialar gündeme geldi. Olay anında hayatını kaybeden Araujo'nun yanında bulunan ve şu an Teksas'taki Montgomery İşlem Merkezi'nde gözaltında tutulan üç görgü tanığının, federal yetkililerin resmi açıklamalarıyla tamamen çelişen ifadeler verdiği belirtildi.
Görgü tanıklarından ikisinin avukatlığını üstlenen Hugo Baldero-Ybera, düzenlediği basın toplantısında, müvekkillerinin olayı resmi makamlardan "bambaşka" bir şekilde aktardığını ifade etti. Avukat Baldero-Ybera, soruşturmanın selayeti açısından tanıkların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunurken, federal hükümetin bu kişileri sınır dışı edilmeleri yönündeki evrakları imzalamaya zorlamasından endişe duyduklarını dile getirdi.
"Ajanlar Asla Tehlike Altında Değildi"
ICE tarafından olayın hemen ardından yapılan ilk resmi açıklamada, 35 yıldır ABD'de yaşayan ve üç çocuk babası olan Meksika vatandaşı Araujo'nun, aracıyla emniyet kuvvetlerine ait bir taşıta çarptığı ve bir ajanı ezmeye çalıştığı iddia edilmişti. Kurum, söz konusu personelin kendisini korumak amacıyla ateş açtığını ileri sürmüştü.
Ancak süreci takip eden avukat Baldero-Ybera, müvekkillerinin ve Araujo'nun erkek kardeşinin beyanlarına dayanarak bu iddiayı kesin bir dille yalanladı. Yapılan açıklamada, "Olay anında hiçbir ajanın aracın doğrudan önünde bulunmadığı ve hiçbir görevlinin hayati tehlike yaşamadığı" vurgulandı. Görgü tanıkları, ölümcül kurşunların iddia edildiği gibi aracın önünden değil, minibüsün yan tarafından sıkıldığını kaydetti.
"Asıl Hedef O Değildi"
Olayın ardından tepkiler büyürken, ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) yetkililerinden gelen bir itiraf, skandalın boyutunu gözler önüne serdi. Reuters'a konuşan bir bakanlık yetkilisi, yaşamını yitiren Araujo'nun aslında ICE operasyonunun hedefindeki kişi olmadığını doğruladı. Aktarılan bilgilere göre, ekipler haftalar önce takibe aldıkları bir adreste iki beyaz minibüs tespit etmiş, olay sabahı yolda benzer bir aracı ve aradıkları şüpheliye benzeyen bir kişiyi görünce durdurma işlemi başlatmıştı. Avukat Baldero-Ybera, Araujo'nun tek suçunun "aranan başka bir adamın eşkaline uyması" olduğunu söyleyerek duruma tepki gösterdi.
Beyaz Saray önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan İç Güvenlik Sorumlusu Tom Homan ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Eğer görevliler kurum politikalarının dışına çıktıysa ya da yasa dışı bir eylemde bulunduysa, hesap vereceklerdir" ifadesini kullandı.
Kameraların Olmaması Şüpheleri Artırıyor
Yaşanan trajedinin ardından bölgedeki yerel kanallarda yayınlanan güvenlik kamerası görüntülerinde, sivil bir ICE aracının trafikte Araujo’nun minibüsünün önünü kestiği ve minibüsün sağa yanaşarak durduğu görülüyor. Ancak silahın ateşlendiği kırılma anına ait net bir video kaydı henüz ortaya çıkmadı. Teksas Milletvekili Sylvia Garcia, basın toplantısında yaptığı konuşmada, olaya karışan araçlarda araç içi kamera bulunmadığını aktardı.
Daha da önemlisi, operasyonu gerçekleştiren saha ajanlarının üzerinde hiçbir vücut kamerasının yer almadığı İç Güvenlik Bakanlığı tarafından resmen doğrulandı. Hükümetin geçtiğimiz yıl göçmenlik memurlarına yönelik vücut kamerası program bütçesinde kısıtlamaya gitmiş olması, şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Harris Bölgesi Bölge Savcılığı, ellerinde video veya fotoğraf olan vatandaşlara iş birliği çağrısında bulunurken, davanın tüm federal boyutlarıyla incelenmeye devam ettiği bildirildi.

