Küresel ekonominin yönünü belirleyen ABD Merkez Bankası (Fed), faiz politikalarında kritik bir dönemece girdi. Fed yetkililerinin çarşamba günü açıklanacak yeni ekonomik projeksiyonlarda, kısa vadeli borçlanma maliyetlerini yıl boyunca mevcut seviyesinde tutma eğiliminde olduklarını göstermeleri bekleniyor. Son aylarda istihdam piyasasının beklentilerin üzerinde güçlü seyretmesi ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların enflasyon riskini canlı tutması, banka içindeki tartışmaların yönünü "faiz indirimi" seçeneğinden "sabit tutma veya olası bir artış" ihtimaline kaydırmış durumda.
Yeni Başkan Kevin Warsh İçin İletişim Sınavı
Göreve başlamasının üzerinden henüz üç hafta geçen Fed’in yeni Başkanı Kevin Warsh, bu toplantıyla birlikte ilk ciddi iletişim sınavını verecek. ABD yönetiminin faizlerin düşürülmesi yönündeki beklentilerine rağmen, ekonomik verilerin katılığı Warsh’ın hareket alanını kısıtlıyor. Yapay zekanın dezenflasyonist etkileri gibi unsurları faiz indirimi için gerekçe olarak gören Warsh, geçmiş dönemdeki açıklamalarında piyasalara net bir taahhütte bulunmadığını ve katı rehberlik sunmaya sıcak bakmadığını ifade etmişti.
Haziran ayı projeksiyonlarına dair analistler arasındaki en büyük soru işareti, Başkan Warsh’ın kurumsal olarak "Noktasal Grafik" (Dot Plot) olarak bilinen faiz tahmin tablosuna kendi öngörüsünü ekleyip eklemeyeceği yönünde yoğunlaşıyor. Bazı finansal kurumlar, Warsh'ın bu uygulamayı bütünüyle pas geçerek şahin bir mesaj verilmesini engellemeye çalışabileceğini iddia ederken; bazı başekonomistler ise tahminde bulunmamasının komite içinde bir çatışma algısı yaratabileceğini, bu nedenle kendi projeksiyonunu sunacağını öngörüyor.
Noktasal Grafiklerde "Şahin" Kayma Beklentisi
Geçtiğimiz mart ayında yapılan toplantıda, Fed yetkililerinin büyük bir bölümü yıl sonuna kadar faiz indirimlerine başlanabileceği yönünde görüş bildirmişti. Ancak çarşamba günü netleşecek yeni tabloda, politika faizinin yüzde 3,50 - 3,75 aralığında sabit bırakılmasına kesin gözüyle bakılırken, karar metninden "bir sonraki adımın faiz indirimi olacağı" yönündeki ifadelerin çıkarılabileceği belirtiliyor.
Uluslararası finans analizlerinde, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içerisindeki ana tartışmanın, mevcut sıkı duruşun enflasyonu dengelemek için yeterli olup olmayacağı ya da ek bir faiz artışının gerekip gerekmeyeceği noktasına evrildiği aktarılıyor. Ekonomistler, Fed üyelerinin çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon tahminini mart ayındaki yüzde 2,7 seviyesinden yüzde 2,9 veya üzerine revize edebileceğini öngörüyor.
Piyasalar ve Analistler İkiye Bölündü
Fed'in önündeki bu hassas süreç, bağımsız ekonomistler ve büyük yatırım bankaları arasında da farklı senaryoların tartışılmasına yol açtı. Bazı analitik düşünce kuruluşları, enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için Fed'in bu yıl içinde üç kez faiz artırmak zorunda kalabileceğini ileri sürüyor. Buna karşın, küresel enerji fiyatlarındaki gevşemeyi referans gösteren diğer bazı yatırım bankaları ise istihdam piyasasını korumak adına yıl sonuna doğru üç faiz indirimi yapılabileceği beklentisini koruyor.
Uzmanlar, yeni başkan liderliğindeki Fed yönetiminin çok ince bir çizgide yürümek zorunda olduğunu vurguluyor. Piyasaya gereğinden fazla "şahin" bir mesaj verilmesi durumunda hisse senedi piyasalarında sert satışların tetiklenebileceği; gereğinden fazla "güvercin" bir duruş sergilenmesi halinde ise uzun vadeli tahvil getirilerinin yükselerek finansal istikrarı zorlayabileceği ifade ediliyor.
