ABD Çalışma Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin İş Gücü Devir Oranı ve Açık İş Pozisyonları Araştırması (JOLTS) raporunu yayımladı. Küresel piyasalar tarafından yakından takip edilen verilere göre, ABD ekonomisinde açık iş sayısı mayıs ayında bir önceki aya kıyasla 9 bin artış göstererek 7 milyon 594 bine yükseldi. Piyasa analistlerinin beklentisi, açık iş sayısının 7 milyon 280 bin seviyesinde kalması yönündeydi.
Veriler, ABD iş gücü piyasasındaki dinamiklerin, yüksek faiz ortamına rağmen işveren tarafında hala ciddi bir personel talebi olduğunu gösteriyor. Nisan ayı için açıklanan 7 milyon 585 binlik verinin ardından gelen bu yükseliş, Mayıs 2024’ten bu yana görülen en yüksek açık iş sayısı verisi olarak öne çıktı.
Toptan Ticaret Sektörü İhtiyacı Artırdı
Mayıs ayındaki veriler sektörel bazda incelendiğinde, iş gücü talebindeki artışın en belirgin olduğu alanların başında toptan ticaret sektörü geldiği görülüyor. Buna karşın, genel istihdam süreçlerinde bir dengelenme sinyali de dikkat çekiyor. Verilere göre, ülkede toplam işe alım sayısı mayıs ayında 45 bin azalışla 5 milyon 170 bine geriledi.
İşten ayrılma oranlarında da hareketlilik yaşandı. İstifa ve işten çıkarılma süreçlerini kapsayan veriler, işinden ayrılanların sayısının mayısta 63 bin artarak 5 milyon 101 bine çıktığını ortaya koydu. Bu durum, iş gücü piyasasında hem açık pozisyonların yüksekliğini hem de çalışan hareketliliğinin devam ettiğini kanıtlıyor.
Ekonomik Göstergeler ve Gelecek Projeksiyonu
ABD ekonomisinde istihdam piyasası verileri, Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Açık iş sayısının beklentilerin üzerinde gelmesi, ekonomideki canlılığın sürdüğüne ancak aynı zamanda iş gücü piyasasındaki dengesizliklerin de devam ettiğine işaret ediyor.
Ekonomistler, önümüzdeki dönemde açıklanacak tarım dışı istihdam ve ücret artışı gibi verilerle birlikte JOLTS raporunun, iş gücü piyasasının genel sağlığı hakkında daha net bir tablo çizeceğini belirtiyor. Resmi süreçlerin ve işveren eğilimlerinin yakından izlenmeye devam edileceği bu dönemde, özellikle hizmet ve ticaret sektörlerindeki hareketliliğin piyasa yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
