Beyaz Saray’da Oval Ofis'te basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin mevcut durumunu değerlendirdi. Tahran yönetiminin ekonomik ve askeri açıdan ciddi bir baskı altında olduğunu savunan Trump, İran'ın donanma, hava kuvvetleri ve savunma sistemleri gibi askeri kapasitelerinin büyük ölçüde zayıfladığını iddia etti. Özellikle İran ekonomisinin yaşadığı daralmaya dikkat çeken Trump, bölgedeki stratejik noktaların kontrolünün ABD'nin elinde olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Nükleer Silahlanma
Trump, bölgesel güvenliğin en önemli unsurlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının ABD için bir öncelik olduğunu yineledi. "İki önemli sonuç elde ettik; birincisi boğaz açık ve açık kalacak, ikincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak" ifadesini kullanan Trump, bölgedeki deniz ablukasının caydırıcı bir güç olduğunu vurguladı. ABD Başkanı, İran'ın ABD'ye karşı saygılı bir tutum sergilemesi durumunda sorun yaşanmayacağını, ancak aksi senaryoda farklı yaptırımların devreye girebileceğini belirtti.
Orta Doğu Politikası ve Diplomasi Süreci
Lübnan'daki güncel duruma ve bölgesel istikrar çabalarına dair soruları da yanıtlayan Trump, dış politika yaklaşımlarını "sorun çözen biriyim" diyerek tanımladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarına doğrudan yorum yapmaktan kaçınan Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yürüttüğü diplomasiye güvendiğini ifade etti. Öte yandan, İsviçre’deki temasları ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in çalışmalarını öven Trump, mevcut yönetimin ulusal güvenlik konularında geçmiş dönemlerden daha güçlü bir kadroya sahip olduğunu savundu.

