İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında düzenlenen ve arabulucu olarak Pakistan ile Katar’ın da yer aldığı görüşmeler, bölgedeki gerilimin düşürülmesi adına kritik bir aşamaya ulaştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, hafta sonu boyunca devam eden yoğun müzakerelerin ardından önemli mesafe katettiklerini ifade etti.
Vance, görüşmelerin en dikkat çekici sonuçlarından birinin İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini ülkeye yeniden davet etme kararını onaylaması olduğunu belirtti. Bu adımı "İran'daki nükleer silah programının kalıcı olarak sona erdirilmesi yolunda atılan ilk adım" olarak nitelendiren Vance, taraflar arasında nükleer denetim mekanizmalarının yeniden işlerlik kazanacağını işaret etti.
Çatışmaları Önleme ve Bölgesel Güvenlik
Görüşmelerin ana gündem maddelerinden biri de Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik ve enerji sevkiyatının korunması oldu. Vance, Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefere açık olduğunu belirterek, bölgedeki çatışma risklerini en aza indirmek adına yeni bir "çatışma önleme mekanizması" kurduklarını duyurdu.
Bu mekanizmanın temel amacının, olası bir askeri hareketlilikte taraflar arasında doğrudan koordinasyonu sağlamak olduğunu belirten Vance, "Hizbullah veya başka aktörler tarafından yaşanabilecek ateş açma durumlarında, tırmanmayı engelleyecek ve müttefiklerimizi koruyacak bir iletişim kanalı oluşturduk" ifadelerini kullandı.
Ekonomik Boyut ve "Trump Anlaşması" Vurgusu
İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusuna da değinen ABD Başkan Yardımcısı, bu sürecin belirli kurallara bağlı olduğunu açıkladı. Söz konusu fonların sadece insani yardım amaçlı kullanılacağını belirten Vance, "Bu varlıklar, İran halkının temel ihtiyaçları olan gıda ürünlerinin, yani Amerikan tarım ürünlerinin tedarikinde kullanılacak. Bu, Amerikan çiftçisini destekleyen ve İran halkını besleyen klasik bir Trump anlaşmasıdır" açıklamasında bulundu.
Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve İsrail'in güvenliği konularında da diplomatik sürecin işlediğini belirten Vance, taraflar arasında süregelen teknik çalışmaların bölgedeki barış ortamı için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
